Haberci71.com -  Kırıkkale Haberleri
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
DüğünlerimizFOTOĞRAFLAR HER ZAMAN İBRET VERİR VE BİRŞEYLER HATIRLATIR-2 (açın)FOTOĞRAFLARIN DİLİ OLSA-3Künye

DÜNYA'DA KÜRESEL ISINMA VE TÜRKİYE'YE ETKİLERİ

Şelçuk Silsüpür

13 Aralık 2010, 10:14

Şelçuk Silsüpür

                                 DÜNYA’DA KÜRESEL ISINMA VE TÜRKİYE’YE ETKİLERİ

            Küresel ısınma, insan tarafından atmosfere verilen gazların sera etkisi yapması sonucunda, dünya atmosferi ve okyanuslarının ortalama sıcaklıklarında belirlenen artışa verilen isimdir. Yerküre’nin beklenenden daha fazla ısınmasını sağlayan ve ısı dengesini düzenleyen bu doğal süreç “SERA ETKİSİ” olarak adlandırılmaktadır. Küresel ısınma atmosferin delinmesi sonucudur.  Atmosferdeki Karbondioksit ve Metan oranlarındaki artış dünya yüzeyinin sıcaklığını yükseltmektedir. Bu durumda kutuplara yakın buzların erimesine yol açmaktadır.

            Konu ile ilgili Birleşmiş Milletler Raporu, Paris’te açıklanmıştır. Bu rapora göre:

+2 derece: Su sıkıntısı başlayacak. Kuzey Amerika’da kum fırtınaları tarımı yok edecek. Deniz seviyeleri yükselecek. Gezegende canlı türlerin % 30 ’u yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.

+5 derece: Denizler 5 m. yükselecek. Deniz seviyesi ortalama 70 metre olacak. Dünyanın yiyecek stokları tükenecek.

+6 derece: Göçler başlayacak. Yüz milyonlarca insan uygun iklim koşullarında yaşamak umuduyla göç yollarına düşecek.

           Dünya Doğayı Koruma Vakfınca yapılan araştırmaya göre, küresel ısınma bu yüzyılın sonunda bitki ve hayvan mevcudunun üçte birini tehdit ediyor. Milyonlarca insanı sel, kasırga, kuraklık susuzluk ve salgın hastalıklarla karşı karşıya bırakıyor. Grönland adası hızla eriyor. Amazon ormanları yok oluyor. Amazon ormanlarının şimdiden % 20’ si yok oldu. Küresel ısınma Hollanda kıyıları sel tehdidi altında, Avustralya şiddetli kuraklıkla tehdidi altında. Kuzey Pasifikte Somon balığı popülâsyonunda büyük düşüş görülüyor. Kalifornia kıyılarında binlerce deniz kuşu, denizlerin ısınmasının yol açtığı besin kıtlığı yüzünden öldü. Okyanuslarda su seviyeleri sürekli olarak yükselmektedir.                   

            KÜRESEL ISINMA KISKACINDA TÜRKİYE RAPORU

            Bilim adamlarına göre küresel ısınma önlenemediği takdirde Türkiye 100 yıl içinde Kuzey Afrika’ya dönecek. Yağışlar azalınca, başta GAP bölgesi olmak üzere, tüm nehirlerin taşıdığı su miktarı düşecek. Baraj göllerinin su seviyesi azalacak, hidroelektrik enerji üretimi ciddi oranda düşecek. Denizlerimizdeki su akıntıları ve sıcaklık rejimleri değişecek. Balıkların göç yolları bozulacak.

Kuru kesimlerde yüksek sıcaklıklarla birlikte orman yangınları ile tarımsal hastalık ve tarım zararlıların da büyük artışlar olacak. Kavurucu sıcaklıklar ve kuraklık tarımsal ürünlerin hem çeşidinin hem de miktarının azalmasına neden olacak. Özellikle İç Anadolu bölgesinde kuraklık etkisini gösteriyor.

Yaz yerine bahar turizmi yapılacak. Güney bölgeleri, turizmi kuzeye kaptıracak. Akdeniz yerine Karadeniz ön plana çıkacak. Kar yağışı giderek azalacak. Hatta kış mevsimi ortadan kalkacak. Deniz seviyesinde yükselmelerle birlikte kıyı şeridi ve deltalardaki tarım alanları, plajlar ve yat limanları, kullanılmaz hale gelecek. İç Anadolu bölgesinden sonra Ege ve Akdeniz de kuraklık tehdidi altında.

İklim değişiklikleri, göçlere neden olacak. Türkiye’de yaşayanlar kuzeye yerleşmeye çalışacak. Araştırmalara göre, 2030’da Türkiye’nin büyük kısmı oldukça kuru ve sıcak bir iklimin etkisine girecek. Sıcaklıklar 2-3 derece artacak ve deniz seviyesi 1 metre yükselecek.

ATO başkanı Aygün, hükümetler ve iş dünyasını yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı konusunda sorumluluk almaya çağırıyor. Küresel ısınmaya engel olmak için kömür, petrol, doğalgaz gibi fosil yakıtların yerine su, jeotermal ve güneş enerji kaynaklarının kullanılması gerektiğinin altını çiziyor. Aygün,  taşıtların hava ve yakıt filtrelerinin daha temiz olması, evlerimizde ısı yalıtımına dikkat etmemiz ve ozon tabakasını incelten sprey ve deodorantlarından da uzak durmalıyız diyerek konunun hayati önemine dikkati çekiyor. 

KYOTO PROTOKOLÜ,  Küresel Isınma ve iklim değişiklikleri konusunda mücadeleyi sağlayacak tek çözüm gibi görünüyor. Protokolü 141 ülke imzaladı. Protokol, ülkelerin atmosfere saldıkları karbon miktarını 1990 yılındaki seviyelere düşürmelerini gerekli kılıyor. ABD, “Benim çıkarlarım önce gelir” diyerek protokolü imzalamayı reddediyor.

SONSÖZ; İşte değerli okurlarım Dünyayı ve dolaysıyla Türkiye’mizi kötü bir gelecek bekliyor. Çare ne? İnsanoğlu aklını başına alacak bir kere. Binalarda izolasyonu sağlayarak ısı kaçaklarına engel olacağız. Evimizde tasarruflu ampuller kullanacağız, Daha az araba kullanacağız ve toplu taşıma araçlarını tercih edeceğiz. Çöplerde geri dönüşümü yaygınlaştıracağız.  Daha az sıcak su kullanacağız. Elektronik aletleri gerektiği kadar kullanacağız. Her yıl düzenli olarak ağaç dikeceğiz. Isınmada güneş enerjisini kullanacağız. Ormanlara gözümüz gibi bakıp yangınlara sebep olmayacağız. Dünyada nükleer ve konvansiyonel silahların her türlüsü yasaklanacak.

Bütün bunları yerine getirebilirsek, çocuklarımıza bırakacağımız bir dünya olacak.

Bu haber 3463 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
ALGI OPERASYONU01 Kasım 2018

HABER ARA


Gelişmiş Arama

REKLAMLAR



 


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi