Haberci71.com -  Kırıkkale Haberleri
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Arınmaya yolculuk 6 bölüm

Fazlı GÜVENTÜRK

06 Kasım 2012, 08:20

Fazlı GÜVENTÜRK

Arınmaya yolculuk 6 bölüm

            Kalbi Mekke için Medine için yanıp tutuşan ve oralara ulaştığında 9 şiddetinde sarsılanlar için yazılmış, hem bir rehber olsun, hem yaşadıklarımızı anlatısın amaçlı bu yazılara vesile olanlardan Yaradan razı olsun..

 

            Hac;

 “kasdetme ve yönelme” mânâlarına gelir. Hac, hususî bir zaman diliminde, hususî bir kısım yerleri, hususî usullerle ziyaret etmeğe denir. Senenin belli günlerinde, hac niyetiyle ihrama girip, Arafat’ta vakfede bulunmak ve Kâbe’yi tavaf etmekten ibaret sayılmıştır. İhram haccın şartı, vakfe ve tavaf ise onun rükünleridir.

            Her sene dünyanın dört bir yanından milyonlarca insan “Beytullah’a” yönelip, hac vazifelerini yerine getirir ve günahlarından arınırlar ki böyle bir vazife: “Ona varmaya gücü yeten kimsenin Kâbe’yi tavaf etmesi Allah’ın insanlar üzerindeki hakkıdır.” fermânıyla, İslâm’ın beş esasından biri olarak gücü yeten herkese farz kılınmıştır.

            Her yıl milyonlarca insan, Allah’a karşı kulluk sorumluluklarını yerine getirmek için, Hakk’a en yakın olacakları bir zaman diliminde, bir zirve mekânda günahlarından arınır, birbirlerine karşı sorumluluklarını hatırlarlar. Her yanıyla Hakka kulluğu çağrıştıran bir ibadet zemininde, kalplerin duruluğunu, duyguların enginliğini bir kere daha gözden geçirip pekiştirir; sonra da yepyeni bir güç, yepyeni bir azim, yepyeni bir şevkle ülkelerine dönerler.

            Hepimiz kutsal topraklara, biraz da, ruh ve duygularımızın kirlenmiş olması anlayışıyla gider ve o güne kadar tanımadığımız farklı bir kapıdan, ayrı bir mânâ âlemine açılıyor gibi yola koyuluruz. Geçtiğimiz yollara sıralanmış işaretleri bir bir görür, duyar, enginliklerine iner ve gözümüzü, gönlümüzü dolduran bunca İslâm alâmeti karşısında, daha yolda iken Kâbe ve haccetme ruhunun perde perde sıcak ve derin esintilerini duymaya başlarız.

            Hac yolcusu, evinden ayrıldığı andan itibaren, yol boyu, iplik iplik çözülür; kalbî ve ruhî hayatı adına da bir dantela gibi ibrişim ibrişim örülür. Hele, yapılan işin şuûrunda olanlar için bu arzî fakat semavî yolculuk, ihtivâ ettiği hatıralarla daha bir derinleşir ve semanın renkleri, hacıların sesleri gelir hülyalarımıza dolar, ruhlarımızı sarar ve ömür boyu gönül gözlerimizde tüllenir durur.

 “ Allah-u Teâlâ Hac ile ilgili bakın ne buyuruyor”

Âl-i İmran 3/97.

Sızıntı Dergisi, Haziran 1994, s.2–3.

“Yoluna gücü yetenlerin Beyt’i haccetmeleri, insanlar üzerinde Allah’ın bir hakkıdır.”

“İnsanlar arasında haccı ilân et ki, gerek yaya olarak gerek uzak yollardan gelen binitler üzerinde sana gelsinler.”

            “Peygamberimiz de hadislerinde bu konuda şöyle buyurmuşlardır.”

            “İslam beş temel üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed (s.a.v.)’in Allah’ın Rasûlu olduğuna şahitlik etmek, namaz kılmak, zekât vermek, haccetmek ve Ramazan orucunu tutmaktır.”

“Kim Allah için hacceder de kötü söz ve davranışlardan ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsa (kul hakkı hariç) annesinin onu doğurduğu günkü gibi (günahlarından arınmış olarak hacdan) döner.”

“Makbul bir haccın mükâfatı ancak cennettir.”

“Kim kendisini Beytullahi’l Haram’a ulaştıracak kadar azık ve bineğe sahip olduğu halde haccetmemiş ise onun Yahudi veya Hıristiyan olarak ölmesi arasında fark yoktur.”

Âl-i İmran 3/97.

Hac 22/27.

Buhâri, İman, 2.

İbn Mâce, Menasik, 5 No: 2892,

Müslim, Hac, 437.

Kütüb-i Sitte. C.4, Hadis No: 1175.

“Hac yapmak isteyen acele davransın. Zîra sizden kimse, başına ne gelecek bilemez; hastalanacak mı, fakir duruma mı düşecek?

“Hacılar ve umre yapanlar Allah’ın elçileridir. Onlar Allah’a dua etseler, Allah onlara derhal icabet eder.(dualarını kabul eder) Eğer kendisinden af ve mağfiret dileseler, derhal onları mağfiret eder.”

“Hac ve umreyi peşpeşe yapın. Çünkü bunların peş peşe yapılması, tıpkı körüğün demirin pasını temizlemesi gibi, fakrı ve günahları temizler.”

“Küçüğün, büyüğün, zayıfın, kadının cihadı hac ve umredir.” buyurmuştur.

            Hac ibadeti, Allah'ın mübarek kıldığı zaman ve mekânda gerçekleştirilmektedir. Bu yüzden, bu ibadet, haccı yerine getirmek üzere niyette bulunan kula büyük bir İslami şuur kazandırabilmektedir.

            Hac ayrıca bizlere şunları hatırlatır;

            Hac, ruh ve kalbin aklın önüne geçtiği bir ibadettir. Hac da kalp, aklın önündedir. Akıl hacda yapılan ibadetlerin hikmetlerini bütünüyle kavramaktan acizdir.

Hac, hikmetini kavrayamasak da, teslîmiyetle emredileni yapmaktır.

 

 Kütüb-i Sitte. C.4 Hadis. No: 1178.

 Kütüb-i Sitte. C.17 Hadis. No: 6880.

 Kütüb-i Sitte. C.17 Hadis. No: 6878.

 Kütüb-i Sitte. C.4 Hadis. No: 1173.

            Hz. İbrahim (a.s.), Hz. Hâcer ve henüz bebek olan İsmail’i Mekke’nin kayalıkları arasına bırakırken hikmetini sormamış, Allah’ın emrine teslim olmuştu.

            Hacda her yerde Allah’ın rızasını arama vardır. Arafat, Müzdelife, Mina, Şeytan taşlama, Tavaf, Say’da kapı kapı dolaşıp, rahmet ve bağışlanma aranmalıdır.

            Hacca giden kişi kendini dış dünyaya kapatmalı, Allah’ın rızasına odaklanmalıdır. Gözlerine, Allah’a misafir olmanın dışında başka bir hayali yasaklamalıdır.

            Hac, insanın hayatında bir kere îfâ edilmesiyle annesinden doğduğu günkü gibi günahsız dönmeyi gerektiren büyük bir ibadettir. Sonuç olarak hac, Müslümanlar arasında içtimâî birliği tesis ve tecelli ettiren büyük bir İslâmî farzdır.

 

 

Yazının devamı bir sonraki gün

Bu haber 1601 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
SAĞLIK HER ŞEY AMA YA SAĞLIKÇI11 Ocak 2018

HABER ARA


Gelişmiş Arama

REKLAMLAR



 


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi