Haberci71.com -  Kırıkkale Haberleri
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
DüğünlerimizFOTOĞRAFLAR HER ZAMAN İBRET VERİR VE BİRŞEYLER HATIRLATIR-2 (açın)FOTOĞRAFLARIN DİLİ OLSA-3Künye

Nizam ül-Mülk günümüzden 992 yıl önce Öğütler

Şelçuk Silsüpür

06 Ekim 2010, 17:57

Şelçuk Silsüpür

NİZAM ÜL MÜLKTEN ÖĞÜTLER
Nizam’ül-Mülk günümüzden 992 yıl önce (1018 de) doğmuş ve 918 yıl önce (1092 de) ölmüş, büyük devlet adamıdır. Ömrü boyunca Selçuklu Hakanları Alparslan ve oğlu Melikşah’a vezirlik yapmıştır. Başarıp, tarihe mal ettiği pek çok iş ve hizmetler arasında bir tanesi var ki, aradan geçen bin yıla yakın zamana rağmen bugün bile canlı bir şekilde yaşıyor ve büyük olmanın, büyüklüğe ulaşmanın tesadüf olmadığının en güzel örneğini teşkil ediyor. Büyük vezir, 1077-1078 yıllarında Melikşah’ın talebi üzerine kaleme aldığı “Siyaset-name” adlı eserinde memleketin ahvaline, iyi bir devlet yönetimi ve toplum düzeni için alınması gereken tedbirlere ait fikirlerini tarihe mal ediyor. Nizam’ül-Mülk bu eserinde doğrudan o günün ferman-edici ve yöneticilerine yol gösteriyor. Aradan bin yıl geçmesine rağmen fikirleri, günümüzde de birçok müesseseye ve uygulamaya kaynak teşkil etmektedir. Kitabın IV. Bölümünde; “Bir memuriyet verilen amillere Yüce Allah’ın kullarına iyi davranmaları, aldıkları haraç ve öşrü lütuf ve nezaketle talep etmeleri, onlara mahsul elde edilinceye kadar para istememeleri tavsiye edilmelidir. Zira amiller vaktinden önce isterlerse reaya, sıkıntıya düşer, ele geçecek mahsulü mecburen yarı fiyatına satarlar; işsiz –güçsüz kalırlar ” derken günümüzde hala gerçekleştirme gayretleri devam eden güler yüzlü ve nazik “vergi dairesi” tarif ediliyor. “Peşin Vergi” uygulamasının toplumda bin bir türlü problemlere sebep olunacağını işaret ediyor. Aynı bölümün devamında da “Keza amillere, raiyyetten bir kimse yoksul düşerse; öküz ve tohuma muhtaç olursa, ona borç vermelerini tavsiye ediyor. Ta ki, o yerinde kalsın, evini barkını terk etmesin” diyerek bugün Liberal ekonominin tüm müesseseleri ile uygulanması gayretlerine rağmen, tatbikinden bir türlü vazgeçilemeyen tarımın teşviki, desteklenmesi ve gerekirse kredilendirilmesi gereğini dile getiriyor. VI. Bölümde “Memurların Kadı’yı desteklemeleri, Kadı sarayında itibarını gözetmeleri gerekir. Eğer bir kimse güçlük gösterir ve mahkemede hazır bulunmazsa, ne kadar haşmetli olursa olsun, sertlik ve zor kullanarak Kadılık makamında hazır etsinler” derken, hem yargı mercilerinin toplum içinde ulaşması gereken özel ve itibarlı konumu (yargının bağımsızlığını) hem de günümüzde de yargı sisteminin önemli bir uygulaması olan “ihzaren celb” (yani mahkemenin davetine icabet etmeyen kişileri zor kullanarak mahkemeye getirilmesi)müessesesini tavsiye ediyor. IX. Bölümde “Kendisine tam itimat beslenen bir kişiyi israf vazifesi buyursunlar. Bu kimse, kendi eliyle her nahiye ve şehre, vergilerin ve gelirlerin toplanmasına nezaret etmek üzere, doğru ve namuslu naib göndermelidir. Her şey onların bilgisi dâhilinde yapılmalıdır. Onların verimli ve dürüst çalışmalarını sağlamak için gerekli olanı Beytü’l –mal’ dan versinler ki, onlar için hıyanet yapmaya ve rüşvet almaya hacet kalmasın. Onlar doğru hareket etmenin faydasını görsünler ” diyerek günümüzdeki dürüst kamu çalışanlarını ve adil vergi toplayan vergi teşkilatını işaret ediyor. XIV. Bölümde “Belli başlı yollara ulaklar konularak, haberin en hızlı şekilde yetiştirin” diyerek günümüz posta teşkilatına nazire yapıyor. XVIII. Bölümde “İşlerde danışmak, kavi reylilikten olur. Herkes bir şey bilir, biri az biri daha çok şey bilebilir; birinin hem ilmi vardır, hem de tatbik etmiştir… Keza, biri vardır ki birçok sefer yapmış, cihanı görmüştür” diyerek, bugünkü danışmanlık müesseselerinin bin yıl önceden önemine dikkati çekiyor. XIX. Bölümde “Padişahların her zaman iki hazinesi olmuştur. Biri asıl hazine, öteki sarfiyat hazinesi. Toplanan para ve malın çoğunu asıl hazineye; daha azını sarfiyat hazinesine götürürlerdi; bir zaruret olmadıkça, asıl hazineden sarf buyurmazlardı; derken bugün Hazine Müsteşarlığı ile Merkez Bankası arasındaki en hassas işlemlerden biri olan Kısa vadeli Avans uygulamasına bin yıl ötelerden ışık tutuyor. Son Bölümde “ Vilayetlerin gelir hesaplarını yazsınlar ve gelir yekûnu ve sarfiyat belirlensin” diyerek günümüzdeki Bütçe hazırlığı ile ilgili temel prensipleri ortaya koyuyor. Bu Makale de birkaç örnek ile yetinmek zorunda olduğumuz bu fikirler bile, Nizam’ül Mülk’ün engin görüşlü devlet adamlığını ve Selçuklu’nun büyüklüğünü anlamamıza yetiyor. Nizam’ül-Mülk’ün Siyaset-name’ si, iki bin yıl sonra da yine fert, toplum, siyaset ve devlet idaresi gibi çok önemli konularda isabetli fikirleriyle biz Türklere yol gösterebiliyor.

Bu haber 2278 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
ADAY ADAYI30 Nisan 2018

HABER ARA


Gelişmiş Arama

REKLAMLAR



 


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi