Haberci71.com -  Kırıkkale Haberleri
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
DüğünlerimizFOTOĞRAFLAR HER ZAMAN İBRET VERİR VE BİRŞEYLER HATIRLATIR-2 (açın)FOTOĞRAFLARIN DİLİ OLSA-3Künye

AMERİKA NIN KEŞFİNDE TÜRK LERİN HİZMETİ

Şelçuk Silsüpür

18 Ekim 2010, 13:23

Şelçuk Silsüpür

                                     AMERİKA’NIN KEŞFİNDE TÜRK’LERİN HİZMETİ

            Yerli ve yabancı araştırmacıların yaptığı tarafsız araştırmalar, Türklerin medeniyete yaptıkları büyük hizmetleri ve Türk Milletinin ne kadar köklü bir geçmişi olduğunu göstermektedir.

            Kristof Kolomp, 1492 yılında Kraliçe İzabella tarafından kendisine tevdi edilen para ile İspanya’nın Palos limanında, Santa Maria, Pinta ve Nina adlarında üç ufak gemi tedarik edebilmiş ise de, bütün uğraşlarına rağmen mürettebat temininde güçlük çekmekteydi. Bu durumu öğrenen Kraliçe İzabella, hapishanelerden bir kısım mahkûmların affı ile mürettebat ihtiyacını çözmek istedi. Mahkûmlar arasında sözleri ve hal ve hareketleriyle bir mahkûm dikkati çekiyordu. Adının Rodrigo olduğu öğrenilen bir kişi Amiral ile görüşüp bu sefere katılmak istediğini söyledi. Amiral ile görüşüp onu ikna ederek adını mürettebat listesine yazdırmayı başardı.

            Rodrigo ile Kolomp’un neler konuştuğunu bilmiyoruz fakat 1924 yılında Paris Milli kütüphanesinde ele geçirilen Kolomb’un hatıratından bu esrarın perdesi kısmen yırtılmış ve Rodrigo’nun da kim olduğu ve neler görüşüldüğü az çok anlaşılmıştır. Yalnız şunu söyleyebiliriz ki, Rodrigo ile mülakatından sonra yeni kıtalar keşfine çıkan ve başarısızlıktan çekinen Kolomp’un oldukça rahatladığını ve Rodrigo’nun sanki önceden malum kıtayı biliyormuş gibi bir kanıya sahip olduğunu söyleyebiliriz.

            Rodrigo’nun adi bir gemici gibi değil, Kolomp’un adeta samimi bir arkadaşı gibi alıkonulması gemicilerin dikkatini çekmişti.  Gemiler bir meçhule yelken açıp, gemiciler tedirgin olurken Rodrigo’nun şen şakrak hali mürettebatta ona karşı bir güven halinin doğmasına sebep olmuştu. Rodrigo, Amiral’e hizmet etmekle beraber kendini mürettebattan farklı tutmuyor, her türlü işlere yardım ediyor ve yemeklerini de onlarla birlikte yiyordu. Mürettebat onu derin bir muhabbetle sevip ona karşı büyük bir itimat göstermeye başlamıştı.

            Rodrigo, karaların yakında görüleceğini söyleyerek isyanların önlenmesine de yardımcı oldu.

            Seferin almış beşinci günü idi ki, karaların görülmesi ve iaşe ihtiyacının karşılanması için, Amiralin emir ve müsaadesiyle daima ileri giden süratli  “Nina” gemisinden bir müjde bekleniyordu. Geminin pruva direğindeki nöbetçinin “Kara göründü” anlamındaki işaret filamanının çekilmesiyle mürettebat bir ağızdan” Ey Ulu Tanrı sana şükürler olsun” diye başlayan gemici ilahesini okumaya başladılar. Fakat çekilen ikinci filama ile görülenin kara değil siyah bir bulut parçası olduğu anlaşıldı ve gemide isyan çıktı.

            Mürettebatı teskin etmeye çalışan Kolomp ise, taşlar ve ağaç parçalarıyla yaralandı. Kolomp Rodrigo ile görüştükten sonra mürettebata şu vaatlerde bulunuyordu;

            Size rica ediyorum, üç gün daha sabrediniz. Karayı ilk görene Kraliçe tarafından gönderilen 10.000 meravadis ödül verilecek”    

             Kolomp, yanına Roddigo’yu yanına alarak Nina ve Pinta gemilerinde de aynı şeyleri söyledi. Kolomp,  Pinta’da kalan Rodrigo’ya bayrak direğine çıkarak karaları gördüğünde haber vermesini istedi. Kolomp’a inanarak bayrak direğine çıkan ve kendisine çok güvenen bu Türk üçüncü gün “kara göründü” müjdesini vermesine rağmen Kolomp’dan söz verilen mükâfatı alamadı. Kolomp’un niçin böyle davrandığını tarihçilerde anlamamışlardır.

            Bunun sebebini gene Kolomp’un Paris kütüphanesinde bulunan hatıratından öğreniyoruz. Kolomp hatıratında Rodrigo için şöyle diyordu: “Bu zat adi bir tayfa olmayıp Müslüman bahriyesine mensuptu. Gizli din ve nam taşıyordu. Bu nedenle mükâfatı ona vermedim.” Amiralin bu itirafından Rodrigo’nun kendisine ilk tanıştıklarında sürekli batıya giderek yeni kıtalara tesadüf edeceğini söylediğini anlıyoruz.

 Rodrigo takma adlı Türk gemici 3 gün sonra karaların görüneceğini kesinlikle biliyordu. Cümlece Malumdur ki, o tarihlerde Bahrisefit’e hâkim Barbaros kumandasında Türk donanmasından başka Müslüman filosu yok idi. Barbaros’un Sultan Süleyman’a yazdığı mektuptan da anlaşılacağı üzere Rodrigo bir Türk’tür.

İspanya donanmasının ilk kez bulduğu adaya Kolomp, San Salvador adını verdi. Fakat bu vakadan bahsederken tarihçiler, yerliler tarafından bu adaya eskiden beri (guvani hani) denildiğini kaydederler. Tarihçi J.Harisse, bu ismin (Guvan- nerede?) demek olan iki kelimeden oluştuğunu ve gemide Rodrigo’dan başka bir arkadaşının daha bulunduğunu ve bayrak direğinde nöbet tutarken İspanyol mürettebat’ın ona “Guvani hani”- “Kara nerede?” şeklinde soru sorduklarını itiraf eder. Hani kelimesinin Türkçe de “nerede” manasında bir kelime olduğundan Kolomp’un Müslüman dediği yabancı unsurların halis Türk olduğunu söyleyebiliriz.

Bugünkü Atlaslarda bile Kristof Kolomp’un gezindiği sahalarda ve Haiti adası kuzeyinde Türk adaları namıyla adalar ve mevcut kayalardan oluşan birçok boğazlar vardır. Bu kayalardan bazılarının isimleri on kaya, yüz kaya, bin kaya boğazı gibi Türkçedir. Amerika’yı Kolomp’dan önce Türkler keşfetmişlerdir. Bu isimlerin Barbaros donanmasından buralara gelen Türkler tarafından mı yoksa asırlar önce Bering boğazından Amerika’ya geçtikleri zannolunan Türkler tarafından mı verildiği konusu tetkik edilmesi gereken önemli bir konudur.

Muhakkak olan bir şey varsa o da Amerika keşfinde Kolomp’a Türk askerleri kesinlikle rehberlik etmişlerdir. (Kaynak, Miralay Abdurrahman, ülkü dergisi)

Bu haber 2485 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
ADAY ADAYI30 Nisan 2018

HABER ARA


Gelişmiş Arama

REKLAMLAR



 


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi