Haberci71.com -  Kırıkkale Haberleri
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
DüğünlerimizFOTOĞRAFLAR HER ZAMAN İBRET VERİR VE BİRŞEYLER HATIRLATIR-2 (açın)FOTOĞRAFLARIN DİLİ OLSA-3Künye

ALTIN ELBİSELİ ADAM

Şelçuk Silsüpür

29 Aralık 2010, 00:17

Şelçuk Silsüpür

                                                   “ALTIN ELBİSELİ ADAM”

 

            Şimdiye kadar Türk tarihinin ilk yazılı belgelerinin Orhun Abideleri olduğu biliniyordu.

 Hâlbuki Kazakistan’ın eski başkenti Alma Ata’nın 50 km kuzeyindeki Esik Kurganında ele geçirilen buluntular arasındaki bir yazıt, Türk tarihinin ilk yazılı belgesi olma hakkını kazanmıştır. Esik Kasabasında tesadüfen bulunan bir Türk Tegin’ine ait Kurgan’da Altın pullarla kaplı bir elbise ve 4800 parçadan fazla eşyalar bulundu. Höyüğü açan arkeologlar muhteşem bir mezarla karşılaştılar. Bu, bir lahit değil, Mısır piramitlerinde ki Firavun odasını andıran, her tarafı kapalı, süslü kayalarla yapılmış bir oda idi. Bu odayı itina ile açtılar ve asıl şaşkınlık o zaman oldu. Çünkü bu ölü odasının içi pırıl pırıl altın eşya ile doluydu. Altın olmayan eşya da çoktu.

Altın Elbise; En göz alıcı ve harika nitelikteki eşya, altından yapılmış bir elbise idi. Çizmesinden başlığına, kemerinden kılıçlarına kadar her şeyi saf altından olan bir elbise. Altın elbisenin başlığı ok ve tuğlarla süslü, alın hizasında koç, geyik ve at kabartmaları var. Bu kabartmalara, kama kılıfında ve öteki eşyalarda da rastlanıyor. Belindeki kemerin solunda bir kılıç, sağında ise bir kama asılı. Ceketin altındaki düz pantolonun paçaları çizmenin içine giriyor. Ceket, yüzlerce üçgen altının birleşmesinden meydana gelmiş. Çorabın çizme ile diz kemiği arasında kalan kısmında yine üçgen parçalar, çizmede ise dörtgen parçalar var. Tolgasındaki bacakları ters dönmüş geyik simgesi Tengricilik’te ölümsüzlüğün simgesi olan sıgun geyiktir. Tarihçiler bu elbisenin bir Tegine (prense) ait olduğunu söylüyor. Türkün dehasının bir örneği.

Kazakistan’da Alma Ata yakınlarında Esik höyüğünde çıkarılan ve M.Ö.5 yüzyılda yaşamış bir Türk Tegine ait altın elbise. Halen Alma Ata müzesinde bulunan bu elbise ve diğer eşyalar, 25 asır öncesine ait Türk tarihine ışık tutacak belge niteliğindedir. Saf altından yapılan böyle bir elbise dünyanın başka hiçbir yerinde yoktur. Ünlü Türk Araştırmacı yazarımız Kazım Mirşan Altın Elbiseli Adamın mezarında bulunan yazıların tamgalarının ve kullanılan Türkçenin eski çağlara ait olduğunu tespit etmiş ve Altın Elbiseli Adamın tarihini M.Ö. 3381 olarak tahmin ettiğini kitaplarında belirtmiştir.

Saka Türklerine ait, Mezarda 4.800 parça altından başka, tabakları, vazoları, kepçeleri, ayna ve tarak kılıflarını, gümüş kaşıkları inceleyen tarihçiler, bunların M.Ö. 5. yüzyıla ait Türk medeniyetinin ürünleri veya belgeleri olduğunu kabul ediyorlar. Mısır Piramitlerinden sonra mezarından en çok altın çıkan, baştanbaşa, her şeyi ile saf altından elbisesi olan ve günümüze ulaşan tek eser odur.

Fakat Altın Elbiseli Adam’ın mezarında bulunan en değerli şey, ne bulunan altınlardır, ne de diğer eşyalar. Bu mezarda bulunan en değerli tarihi belge, gümüş bir kabın üzerindeki 26 harflik iki satır yazıdır. Bu yazı, Türk tarihi ve medeniyetine ışık tutacak niteliktedir.

Bugüne kadar bilinen en eski Türk yazısı, Yenisey ve Orhun anıtlarındaki yazılardı ve bunlar zamanımızdan 14 asır geriye uzanıyordu. Oysa Esik’teki mezarda bulunan bu yazı 25 asırlık bir belge idi.  Tarihçilerin okuduğu 26 harflik yazının anlamı şudur:

“TİĞİN 23’ÜNDE ÖLDÜ. ESİK HALKININ BAŞI SAĞ OLSUN.”

Tarihçilerin ortak kanaati bu yüksek medeniyetin kurucuları, Çin baskısı ile Altaylardan kalkıp bugünkü Kazakistan bölgesine yerleşen ve SAKALAR olarak anılan bir Türk kavmidir. SAKALAR, M.Ö. 8 ve 4 yüzyıllar arasında, önce Tiyanşan’da, sonra da Güneybatı Asya’da yaşayan Turanî kavimler topluluğuna verilen bir addır. Daha sonra bunlara İran kökenli Soğdlar da karışmıştır.

SAKALAR, Fergana, Kaşgar, Aral Gölü, Hazar Denizi arasındaki alanda ve bugünkü Rusya’nın güneyinde kalan yerlerde bir İmparatorluk kurdular. Sakaların inanışları, ölü gömme törenleri ve örfleri, Altaylılarınkinin aynı idi. Hunların ve Göktürklerin adetlerine de uyuyordu. Bir yandan İranlıların, öte yandan Çinlilerin sürekli baskısına uğrayan Sakalar, M.Ö.4 yüzyılda devlet olarak tarihten silindiler. Bugün Yakut Türkleri kendilerine “SAKA” demektedirler.   

          Saka Türklerine ait olan bir kurganda çıkan eserlerden, M.Ö. 5. yüzyılda Türk’ün altından elbise yapacak bir medeniyet seviyesine ulaştığının ve o dönemde dahi bir yazılarının olduğunu öğrenmekteyiz. Türk düşmanı bilim adamları ve onların yerli işbirlikçileri utanmadan SAKALARI İranlı ve dillerini İran dili olarak göstermeye çalışmaktadırlar.

Fakat kurganlardan çıkan eserler ve “Tarihin BabasıHEREDOT ve diğer çağdaşı tarihçilere göre “SAKALAR”  Türk’tür. Türk tarihinin en eski İmparatorluklarından birisini kurup, en ileri medeniyet seviyesine ulaşmışlardır. “ALTIN ELBİSELİ ADAMbuna en güzel kanıttır.

           

 

Bu haber 3622 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
ADAY ADAYI30 Nisan 2018

HABER ARA


Gelişmiş Arama

REKLAMLAR



 


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi