Haberci71.com -  Kırıkkale Haberleri
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

DOĞU TÜRKİSTAN (UYGUR TÜRKLÜĞÜ) KAN AĞLIYOR

Şelçuk Silsüpür

21 Mart 2011, 09:08

Şelçuk Silsüpür

DOĞU TÜRKİSTAN (UYGUR TÜRKLÜĞÜ) KAN AĞLIYOR…

            Doğu Türkistan’ın doğusunda halen işgali altında bulunduğu Çin, Moğolistan ve Tibet; batısında Batı Türkistan; kuzeyinde Sibirya; güneyinde ise Hindistan, Pakistan ve Tibet yer almaktadır. Doğu Türkistan’ın yüzölçümü 1.828.418 km kare olup; Türkiye’nin üç katı bir büyüklüğe sahiptir

            Doğu Türkistan Asya’nın tam ortasında olması nedeniyle tarih boyunca stratejik bir öneme sahiptir. Araştırmacılara göre Doğu Türkistan’ın kömür rezervi 1 trilyon 50 milyar ton olup, Çinliler 1949-1989 yılları arasında bunun ancak 250 milyon tonunu çıkarabilmiştir. Doğu Türkistan’da 66 altın yatağı mevcut bulunmaktadır. Daha bitmedi… Doğu Türkistan’da petrol rezervi 18 milyar ton olarak hesaplanmıştır.

Türk medeniyet tarihinde çok önemli yer tutan Uygurların en büyük boyları bu bölgeye gelmiştir. Uygur boylarından bazıları da Kansu adındaki bölgeye gelip yerleşmiştir. Bu yüzden onlara Kansu Uygurları veya bilinen adıyla “Sarı Uygurlar” denmiştir.

            1759’da Çin orduları Kaşgar ve çevresini işgal ettiler. Türkler, vatanlarını yiğitçe savunmalarına karşı yenilmiş ve Çinli askerler 3 yıl içinde 1.200.000 Türk öldürülmüş, 12.000 Türk de Çin içlerine sürülmüştür. 1826 yılında Burhaneddin Hoca’nın torunu Cihangir Kırgızların yardımıyla Kaşgar’ı ele geçirip Yarkent ve Hotanı da içine alan bir devlet kurdu. 1847 de Çin kalabalık bir ordu ile bu devleti yıkarak bölgeyi istila etti. 1863/1864 yıllarında Kırgız beylerinden Sadık Bey, Aktur, Yenihisar ve Taşmalık’tan topladığı ordusuyla Doğu Türkistan Türklerine yardım etmek amacıyla Kaşgar üstüne yürüdü. Kuça’dan düşman kuvvetleri gelince Hokand Hanı, Cihangir Hoca’nın oğlu Buzurg’u Kasgar’a gönderdi ve 1864 Şubatında Kaşgar’a girdiler. Buzurg Bey, Han ilan edilerek Kaşgar Hanlığını kurdu. Türk’ün düşmanı saymakla bitmez. 1852 yılında Miralay Blaramberg kumandasında Rus ordusu Akmescit’e saldırısı Yakup Beg tarafından püskürtüldü. Yakup Beg, 1866 yılında, Kaşgar Hanlığını “Atalık Gazi Devleti”ni kurdu. 1868 de Çinli Müslümanlar (Dunganlar) bir ayaklanma çıkardılarsa da Yakup Han tarafından bastırıldı. 1870 de Yakup Han, Osmanlı Devletine elçi göndererek Uygur Türkleri’ne yardım istedi. Sultan Abdülaziz’in emriyle Osmanlı Devleti, Kaşgar ordusunu eğitecek subaylarla birlikte 2000 tüfek, 6 adet Krupp topu, Kaşgar’da imal edilmek üzere kapsül ve barut imal aletleri gönderdi. 1875 de Uygurlar halife adına hutbe okutarak, sikkeleri Abdülaziz adına bastırdılar.

            Batıya yayılmayı, Rus istilasının önüne geçmeyi planlayan Çin, 1869 da 89.000 kişilik orduyla harekete geçti. Ruslarla bir anlaşma imzalayan Çinliler lojistik yardım aldılar. Yukup Han, Osmanlı Devleti’nden yardım istese de 1877-1878 Rus harbi nedeniyle bu yardım gerçekleşmedi. Yakup Han’ın 1878 de ölümü üzerine Kaşgar Çinlilerce işgal edildi. Çinlilerin ilk yaptıkları iş, 60.000 kişilik Kaşgar ordusunu tamamen katletmek oldu. Ayrıca sivil halktan da binlerce insan idam edildi.

Çinliler, utanmadan işgal ettikleri Doğu Türkistan için “Yeni Sömürge” yani “Sinkiang” deyimini kullanmaya başladılar. 1944 yılında Türkler, Müstakil Şarki Türkistan Cumhuriyetini ilan ettiler. Bu cumhuriyetin başında Ali Han Töre bulunuyordu. 1949’da Çin komünist güçleri Çin’deki mücadeleyi kazanarak Doğu Türkistan’ı tekrar işgal ederek, binlerce Türk’ü öldürdüler ve yüz binlercesini de ana vatanından sürdüler. Çin yayılmacılığına karşı 1951’de Osman Batur’un da içinde bulunduğu Türk milliyetçileri bir direniş harekâtı başlattılar. Çin zulmünden kurtulmak maksadıyla Mehmet Emin Buğra ve İsa Alptekin gibi ileri gelenler, Keşmir üzerinden Türkiye’ye kaçmak zorunda kaldılar. 2000 kişiden ancak 852 kişi Türkiye’ye ulaşabildi. Bundan sonra da Uygur Türklerine yönelik işkence, sindirme ve katliamlar birbirini izledi. Çin’de iktidar olan komünistler, 1953 yılına kadar, aralarında Mesut Sabri (Baytuzu) gibi aydın ve ileri gelenlerde olmak üzere 100.000 den fazla Türk’ü işkencelerle şehit ettiler. Eğitim dilinin Çince olması zorunlu tutulmuş, ülkenin şanlı tarihine ışık tutacak eski eserler, tarihi, dini ve kültürel varlıklarla ilgilenmeleri yasaklanmıştır. 1960 yıllardan itibaren Türk kızları Çinlilerle zorla evlendirilmiş, Türk bebekleri Çinli ailelerin yanlarına yerleştirilmişler, Türklerin milli kıyafetlerini giymeleri yasaklanmış, bütün camiler kapatılmış, bölgeye planlı bir şekilde Çinli aileler yerleştirerek Türkler azınlık haline getirilmiştir.

Haziran 1988’de Urimçi’de Türk Üniversite öğrencilerinin başlattığı hareket, Kızıl Çin tarafından Pan-Türkist olarak değerlendirildi. 1989 ‘da Doğu Türkistan’ın birçok bölgesinde Çin Mezalimine karşı ayaklanmalar baş gösterdi. Kızıl Çin 13 bin Türk’ü tutukladı ve Kaşgar’ın Aksu ilçesi Barın köyünde Çinli askerler binlerce masum Türk’ü şehit ettiler. Aydın insanlar tutuklanarak idam edildiler.

            21. yüzyıla girdiğimiz şu günlerde kızıl Çinlilerin, Doğu Türkistan’da Türk soykırımına devam etmesi Türk dünyasında ibret olmalıdır. Bir zamanlar 25-30 milyon Türk’ün yaşadığı Doğu Türkistan’da 9-10 milyon Türk’ün kaldığı tahmin ediliyor. Öz vatanlarında mahkûm yaşayan Uygur Türk kardeşlerimizi unutmayacağız. Dünya Uygur Kurultayı’nın Başkanı RABİA KADİR öncülüğünde Doğu Türkistan’ın bağımsızlık mücadelesini her platformda destekliyoruz. İnanıyorum ki bir gün, Doğu Türkistan’da şanlı Gök bayrağımız dalgalanacaktır. Makalemi Ziya Gökalp’ın bir şiiriyle noktalıyorum.                 VATAN NE TÜRKİYE’DİR TÜRKLERE, NE TÜRKİSTAN

              VATAN, BÜYÜK VE MÜEBBET BİR ÜLKEDİR TURAN” 

Bu haber 2205 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
SAYGILI SİYASET07 Aralık 2018

HABER ARA


Gelişmiş Arama

REKLAMLAR



 


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi