Haberci71.com -  Kırıkkale Haberleri
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
DüğünlerimizFOTOĞRAFLAR HER ZAMAN İBRET VERİR VE BİRŞEYLER HATIRLATIR-2 (açın)FOTOĞRAFLARIN DİLİ OLSA-3Künye

MAKAM EMANETTİR

Fazlı GÜVENTÜRK

01 Mart 2016, 03:45

Fazlı GÜVENTÜRK

MAKAM EMANETTİR

En çağdaş hastalık galiba psikoloji bozukluğu. Herkeste biraz var bu hastalık. Elbette pek çok hastalığın teşhisinde doktorlarında sarıldığı güzel bir bahanedir de bu durum. Üzerinize afiyet yakın dostlarımın bildiği bir bel fıtığı rahatsızlığım vardı ve bir uzmandan yardım aldım. Fizyoterapi uzmanı hanımefendinin bu rahatsızlığı oluşturan nedenlerden birini de psikolojik rahatsızlığa bağladı ve nedenlerini detaylı anlattı. Midenin kasılması, bel baskısı vs vs.

Yani çağımızda adı bilinen gerçekçi veya ardına saklanılan pek çok rahatsızlık var, kimi yeni çıkmış kimi varmış zaten eskiden.

            Ama;

            En eski ve günümüzde de en tazeliğini koruyan hastalık galiba “makam ve mevki” hastalığıdır.

            İnsanlar bir makama gelmek için gerek siyasilerin gerekse evvel ki makam sahiplerinin adeta ayakları altına paspas oluyorlar. Atmadıkları takla kalmıyor. Kimi bir bakanın geçtiği yerde belki kafayı çevirip bakar diye yerinden zıplayıp duruyor, kimi bir vekil bana “n’aber” desin diye şebeklik yapıyor.

            Kimi neredeyse işinin olurunu verebilecek makamdakilerin sırf fark edilsin diye burnunun dibine giriyor. Kimi sırf namaz kılan amir için safları sıklaştırırken kimi de sair zamanda dirhemi kurban edecekken dilenciye davulcuya zurnacıya şakşakçıya para saçıyor.

            Sözüm makam sahiplerine ve namzetlerine olacak. Makam sahipleri düşünsün lütfen ve namzetleri de Allah için objektif olsun.

            Bir makama öyle veya böyle seçilirken, atanırken liyakatinizi kendiniz test ettiniz mi? Yani kendinizi oraya yeterli buldunuz mu? Tamam, o makama geçtiniz peki o kodluğa oturup hafif geriye kaykılıp “vay be ben neymişim dün nerdeydim şimdi neredeyim” dediğinizde ben mu makamın iki cihanda da hesabını verebilecek miyim? Dediniz mi? Allah için bir gerçekçi düşünün.

            Biri parası ile siyasi bir ikbal kazandığında onun seçimi için etrafında olanları hemen unutuyorsa, yeni ve çıkarcı grubun yörüngesine giriyorsa, yukarıda yazdığım gibi sırf beni bir görsün diyenleri görüp, asılları görmüyorsa varsın makam sahibi olsun varsın mevki sahibi olsun ne yazar.

            Bir birimde amir müdür olmak için olmadık numara çeviren o görevini hak için halk için yapmıyor ve hala makamca ! Yukarı da olanlara yaranmak amaçlı vazife yapıyorsa olsa ne olur olmasa ne olur öyle kişi veya makam.

            Bir dernek başkanı, bir grup lideri (özde değil sözde lider) oraya seçilene kadar üyelerine vaatlerde bulunurken seçim sonu sanki ebediyen orda oturacakmış havasına girerse ondan olsa ne olur olmasa ne olur.

            Dikkat ederseniz kişi yada bir topluluğun ismini zikretmedim. Sözüm kesinlikle şahsi bir konudan kaynaklanmadı. Gördüm duydum bildim ki insanların bu en eski ve en yeni hastalık olan makam hastalığı yine almış yürümüş bu günlerde.

Sözüm dürüste değil, olamaz da, hakkı gözetip halkın yanında olanlara da değil. Makamını yüceltenlere, ardına düşenleri baş tacı edenlere, vatandaş ile diz dize omuz omuza olanlara da değil. Zaten olmaz olamaz da.

Sözüm seçildiği yer veya atandığı makamı dolduramayanlar, hakka hizmet makamındayken halka randevu bile vermeyenler, bırakın vatandaşın derdi ile dertlenmeyi hala ikbal peşinde koşanlaradır.

Konuyu ileride daha detaylandıracağız elbet.  Şimdilik virgül koyuyoruz.

            Selam ve dua ile…

           

Bu haber 860 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
MAZERETLER13 Eylül 2018

HABER ARA


Gelişmiş Arama

REKLAMLAR



 


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi