Haberci71.com -  Kırıkkale Haberleri
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
DüğünlerimizFOTOĞRAFLAR HER ZAMAN İBRET VERİR VE BİRŞEYLER HATIRLATIR-2 (açın)FOTOĞRAFLARIN DİLİ OLSA-3Künye

HADİ BAKALIM DEMEKLE OLMAZ

Fazlı GÜVENTÜRK

09 Temmuz 2012, 23:33

Fazlı GÜVENTÜRK

HADİ BAKALIM DEMEKLE OLMAZ

            Bazen yazanı da okuyanı da sıksa da üstüne basarak söylemek gerekiyor ki net anlaşılsın. Askerlik mesleği yeri geldiğinde gözünü kırpmadan ölmek ve canını devlete feda etmektir.

            Bir zamanlar Başbakanın dediğine herkes kızdı. “askerlik yan gelip yatma yeri değildir” dediğinde belki benim de ilk tepkim olumsuzdu. Nihayetinde kim yan gelip yatıyordu ki bu sözler söylenmişti. Ancak derinlemesine düşünüldüğünde kazın ayağının öyle olmadığı anlaşılıyor. Kimseyi aklamak veya savunmak için söylemiyorum. Başbakanın sesi falanda değilim. Ancak düşünüldüğünde bu sözlerin doğruluğu çıkıyor.

            Nihayetinde hazar zamanında eğitim almanın, orduevinde maç izlemenin, aksamandan maaşı alamın, hastanesi pastanesi ile rahat yaşama gayretinde olmanın, erbaş ve erler için gurbet çekmenin, anasız babasız bayram yapmanın yani kısaca hazar durumunun tek nedeni var. Oda savaş olması durumunda ülkeyi, milleti, devleti savunmak, kollamak ve yeri geldiğinde bu değerler uğruna gazi olmak şehit olmak içindir.

            İşte bunu sağlayan yani “yeri geldiğinde” görevini yapanların bu bayrak için toprağa düşenlerin her geçen gün acısını tekraren yaşıyoruz. Yaz aylarının gelmesi ile ininden kafasını çıkaranlar, kahraman Mehmetçiğe silah sıkmak ve kahpece mayın saldırıları yapanlar azdılar.

            Elbette asker vatan savunmasında ölecektir, elbette severek canını verecektir, elbette gazi olacaktır. Buradaki incelik birincisi kahpe saldırılar ve ikincisi bu kahpe saldırıları yapanlara destek olan dış güçlerdir.

            İşte bu duş güçlerin bir eseri olan bence çok değişik ülkeler ile istişare edilerek düşürülen uçağımız ve iki pilotumuz ile bir kez daha yandık. İki vatan evladının can vermesi bir yana karşınızda zulüm ile ülke yöneten bir diktatörün olması ve doğrudan ülkemizin hedef alınması ayrı bir acı vericidir.

            Sınır ihlali falan hikaye. Her gün her ülke için oluyor bu işler. Uçağın bir manevrası elbette ölçülü biçilidir. Elbette santim ayar işidir. Ancak bazen bu işlerin olduğunu her ülke bilir.

            İkaz etmeden, beş dakikalık bir ihlalde düşman olmadığın bir ülkenin uçağını düşürmek neden?

            Bu ölçülmüş biçilmiş bir harekettir. Bence önceden bu saldırgan ülke ile o ülkede sayısız askeri üssü olan ülkelerin, dini açıdan kendisine İsrail kalkanı olduğunu düşündüğü ülkelerin veya yenidünyada liderlik kapma düşüncesinde olan çok nüfuslu ülkelerin bir birlikteliğidir.

            İşte bu birliktelik ile yapılan bu saldırı elbet karşılıksız kalmamalıdır. Diyeti ne olur bilmem ama karşılığı olmalı. Ancak kuru kuru savaş ilan edelim, bir uçtan girip diğerinden çıkalım demekte doğru değil. Nihayetinde savaş ülkeleri ekonomik ve sosyal her açıdan geriye götürür. Oysa bizim atılım yıllarımız ve kalleşçe oyunlarla bu engellenmemeli. Kimsenin kimseden korktuğu falan yok. Bizim milletimiz savaştan korkmaz. Bizim kültürümüz savaş kaçkını kültür değildir. Ancak olası bir savaşta mesleği ölmek olan askerin dışında da sivillerin ölümü olur. Ülke geri gider ve zarar verir ülkenin gelecek nesillerine. Bunu da göz ardı etmemek lazım. savaş isterken de çığırtkanlık yaparken de düşünmek lazım. fayda ve zararını. Hadi gidelim demekle olmaz. İlerisini düşünmek lazımdır.

            Ha olası bir durumda da evvelallah en alasını yapar, savaşır ölür öldürürüz. Korkumuz Yaradan rabbimizden başkasından olmaz. Buda böyle biline.

            Selam ve dua ile…

Bu haber 1985 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
MAZERETLER13 Eylül 2018

HABER ARA


Gelişmiş Arama

REKLAMLAR



 


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi