Haberci71.com -  Kırıkkale Haberleri
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

SÖYLEM BİR EYLEM BİR

Fazlı GÜVENTÜRK

05 Temmuz 2013, 11:57

Fazlı GÜVENTÜRK

SÖYLEM BİR EYLEM BİR

            Çözüm süreci veya barış süreci ile ilgili ülkenin başı zaten sıkıntıdayken birde yaklaşık bira aydır başına gezi parkı olayları veya taksim olayları diye adlandırılan sıkıntı perdah oldu.

            Baştan beri aynı çizgide duruyoruz. Herkes bu sıkıntının atlatılması için gerekli dersi almalı ve ders almakla kalmamalı bunu fiiliyata dökmeli. Fiiliyatın en başta gelen şartı ise söylemlere dikkat etmek olmalı.

            Söylemlerine ve eylemlerine dikkat edilmemesi durumunda çok daha vahim neticelere alınır.

            Başbakan belki otoritenin başı olduğundan ve taviz tavizi doğurur ilkesinden ilk başlarda çok ağır konuştu. Hele birkaç çapulcu sözü hiç uygun söz değildi. Nihayetinde 30 yıl ülkenin hem canına hem malına zarar vermiş, ilerlemesini durdurmuş, çağ atlaması gereken ülkemde öyle tahribatlar yapmış ki adeta set olmuş ülkemin önünde bir bölücü terör vardı. Bu terörün ilk çıkış anlarında ilk eylemlerini yaptığı anlarda ülkemi yönetenler de aynı kelimeleri kullanıştı. Birkaç çapulcu sözü hala kulaklarımızdadır.

            Kimseyi gözümüzde büyütmüyoruz. Kimse ülkemden ve ülkemin güzelliğinden üstün değil. Ama asla ve asla kimseyi de küçümsemiyoruz. Nihayetinde bir amaç için bir araya gelmiş insanlar. Bu insanları birkaç çapulcu diyerek küçümsemek hiçte doğru bir hareket tarzı değildir.

            Bunun yanında valinin de davranışları ilk zamanlarda çok sertti. Beyanatlar oldukça yaralayıcıydı.

            Gerek vali gerekse Başbakan bu söylemden vaz geçmiş görünüyor ve bu çok güzel bir gelişme.

            Aynı anda birkaç ağacın yok edilmesi gailesi ile bir araya gelen ve direk marjinal grupların maşası olmuş insanların da konuşma ve davranışları ilk anlarda çok ağırdı.

            Her yeri yakıp yıkarak her yeri savaş alanına çevirerek hangi hakkın aranması doğrudur.

            Onlarında görüşmelere açık olması ve diyalog çağrılarına cevap vermesi uygun karşılanmalıdır.

            Ülkeyi kargaşaya sürükleyecek davranışlar içinde olanlara prim vermeden bu sıkıntının ortadan kaldırılması gerekiyor.

            Dış ülkelerden algılanma ile ilgili düşünce ve tespitlerimi daha önceki yazıda paylaşmıştım. Mutlaka hepinizin gelişen dünyamızda yabancı basını takip etme durumunuz vardır. Bizde kendimizce yabancı basında ve dış ülkede bu olaylar nasıl algılanıyor diye takip ettik. Gördük ki hiçte öyle masum algılanma veya tarafsız algılama yok. Tam tersi öyle bir propaganda yapılıyor ki ülkenin her köşesinde polis ile halk savaşıyor izlenimi veriliyor. 

            Yabancı bir basın kuruluşu sürekli verdiği canlı yayına provokatör sayılacak insanları konuk ederek bu olayı kaşıyor. Bir Türk kızı ile yapılan röportajda öyle çanak sorularla kızı konuşturuyor ki Suriye diktatörü veya Arap baharının diktatörleri ülkemizi yönetenlerin yanında solda sıfır kalıyor.

            Yabancı basının yönlendirici yazılarına ülkemin yöneticilerini hain ve acımasız gösteren karikatürler de eklenince dışarıdan görüntü hezeyan oluyor.

            Önümüzde çok ciddi organizasyonların olacağı ülkemizi bu şekilde göstererek dünya kamuoyu önünde küçük düşüren haberlere zaman zaman bizim basınımızda alet oluyor. Hakaret ve kışkırtıcı yayınlarla onlarda ülkemin altına dinamit koyuyor.

            Söylemlere ve eylemlere dikkat ederek bu sorunu açabiliriz. Bunu yapmak içinde herkesin bir kez daha düşünmesi ve öyle konuşması gerekiyor. Amaç yıkmak olmamalı yapıcı olmalı ki çözüm olsun.

            Selam ve dua ile…

Bu haber 1655 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
MAZERETLER13 Eylül 2018

HABER ARA


Gelişmiş Arama

REKLAMLAR



 


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi