Haberci71.com -  Kırıkkale Haberleri
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

SUİKAST SENARYOSU

Fazlı GÜVENTÜRK

25 Aralık 2009, 01:13

Fazlı GÜVENTÜRK

SUİKAST SENARYOSU

            On günde on ayrı araba kiralayarak belli bölgede dolaştığınızda kimsenin sizi fark etmediğini düşünme olasılığınız çok fazladır. Böyle sık araba değiştirdiğinizde takip tedbirlerini aldığınızı sanarsınz.

            Ama biri sizi gözetliyordur. Gözetliyorum, takip ediyorum derken asıl gözetlenen siz oluyorsunuzdur far etmiyorsunuzdur.

            Nitekim öyle oldu.

            Başbakan yardımcısı Bülent Arınç’ın evinin bulunduğu sokaktaki hareketliliği istihbarat edinen görevli birimler takibe geçmişler ve yaklaşık altı aydır bölgeyi kontrol altında tutuyorlarmış. Emeklerinin karşılığını almışlar ve şok bir baskınla onuncu arabalarını değiştiren biri Albay biri Binbaşı olan iki subayı yakalamışlar.

            Yakalama esnasında kimi basına göre Albay kimisine göre Binbaşı Bülent Arınç’ın evinin adresi bulunan kâğıdı yutmaya çalışmış nacak başarılı olamamış ve polisler yutmadan kurtarmışlar belgeyi.

            Bunlar sadece iddia. Tekrar ediyorum bunlar sadece iddia. Gerçekler zamanla ortaya çıkar. Yapılacak kovuşturma sonucunda kimin takip ettiği kimin takip edildiği (inşallah) çıkar ortaya.

            Burada bu iddialara farklı bir cepheden yaklaşmak istiyorum.

            Eğer iddia doğruysa durum çok vahim. Yani Başbakan veya bakanlardan birileri suikast sebebi ile takip ediliyorsa çok kötü bir durum var demektir ortada. Demek ki ülkeyi karıştırmaya çalışan karanlık güçler toplumda sivrilen kabahatsiz insanların ölümünden nemalanmayı düşünüyorlar demektir. Bu kötü.

            İkincisi bu işe askerleri karıştırıyorlarsa daha kötü. Milli birliğin koruyucusu olan güzide kurumun bazı elemanlarının bu işlere görevlendirmeleri veya kendilerine görev edinmeleri daha kötü ve daha acı bir durum.

            Daha farklı bir pencereden olaya bakıldığında;

            Bu iki subay Özel Kuvvetler bünyesinde bulunan seferberlik tetkik kuruluna bağlı birimde görev yapıyorlar. Özel kuvvetlerin her birimi kahraman askerlerle doludur. Canlarını hiçe sayarak atılırlar öne. Her zaman önde ve bir numaradırlar. Seferberlik tetkik kurulları ise daha farklı bir şekilde teşkilatlandırılmıştır. Onların görevi daha farklıdır. Barış zamanında ülkeler arası savaşı yaşar ve olası bir savaşta neler yapılabileceğini planlarlar. Bölge, arazi, tesis vs etkenlerin savaş zamanındaki durumlarını tetkik ederler. Daha fazla bilgi gereksizdir. Ancak seferberlik bölgelerde çalışmak için Özel Kuvvetler geçmişinizin temiz olması gerekmektedir. Eğer güzel ve başarılı siciliniz varsa görev alırsınız.

            Nerden mi biliyorum ? ? ?

            Ben bu kadar acemice bir tabibin bu insanlar tarafından yapılmayacağını iddia ediyorum. Bağıra bağıra bu takip yapılmaz. Yapmazlar. Ayrıca bu subaylar neden takip etsin ki?

            Askeri eğitimin bir parçası olan kursların özel bazı bölümleri zaman zaman şehir içinde tatbikat şeklinde yapılabilir. Öyle tahmin ediyorum ve umuyorum ki kursla ilgili bir şey için orada bulunuyorlardır. Eğitmen olarak falan orada kursiyerlerle ilgili faaliyet için oradalardır. Başbakan yardımcısının evinin bulunduğu sokakta tamamen tesadüf eseri olmuştur.

            Aksini düşünmüyorum. Düşünmek istemiyorum. Düşünmek içime fenalık getiriyor. Kötü senaryolar oynanıyorsa eğer bu senaryoda rol alanlar kadar bu senaryoyu dillendirip karanlık güçlerin ekmeğine yağ sürenlerde iyi şeyler yapmıyor demektir güzide ülkemin geleceğine.

            Selam ve dua ile…

            SENARYOYA DEVAM EDECEK OLURSAK

            Biri Albay biri Binbaşı iki özel kuvvetler Komutanlığı personelinin Başbakan yardımcısı Bülent Arınçın evini gözetlerken yakalanması olayı hakkındaki birinci yazıyı olayın olduğu gün yazmış ve baskıya vermiştim.

            Yayınlanması hemen olmadı haklı olarak yayınlama gününü beklemek zorunda kaldık. Şimdi bu ikinci yazıyı da yazarak ikisini bir yayınlama zorunluluğu oldu.

            Birinci yazımızda demiştik bu işte bir gariplik var. Suikast amacıyla bölgede bulundukları tespiti yapılarak yakalanan iki subayın aslında suikast amaçlı olmayabileceğini ve büyük ihtimalle farklı bir nedenle orada bulunmuş olacağını yazmıştım.

            Genelkurmay başkanlığına göre doğru çıktı tahminim.

            Genelkurmay başkanlığının açıklamasına göre söz konusu iki subayın bölgede bulunmalarının amacı bilgi sızdırdığı ihbarı yapılan başka bir askeri personelin takibi içindir denildi.

            Bu bilgiye göre iki subay orada bir başka askeri personeli takip ediyorlar. Ancak eğer önceki basına yansıyan bilgiler doğruysa Bülent Arınçın evinin krokisi ve adresi ne geziyor ellerinde. Neden o belgeyi yutmak yöntemi ile yok etmek zorunluluğunu hissettiler.

            Bir başka soru; Takip ettiğiniz askeri personel ile ilgili bilgiler neden yokta onun yerine Bülent Arınçın bilgileri var elinizde. Biri Albay olmuş, biri Binbaşı olmuş iki personelin hele Özel Kuvvetler Komutanlığı gibi güzide askerlerin bulunduğu bir birlikte görev yapan bu iki subayın bilgileri aklında tutmak yerine yazılı hale döktükleridir. Ne kadar amatörce düşünürseniz düşünün bilgiler hele olay yerinde yazılı hale getirilmez. Kendinizi ve konumunuzu emniyetli hale getirdikten sonra ve sadece yeteri kadar olanını rapor amaçlı yazılı hale getirisiniz. Aksi takdirde ister bilgisayar ortamında isteseniz el yazısı şeklinde hiçbir türlü yazılı halde vesika saklanmaz. Dediğim gibi amatör olsanız bile ki bu görev verildiyse size amatör değilsinizdir yapmazsınız, yapamazsınız. Kroki veya adres bilgisi varsa elinizde bu adresin takip ettiğiniz askeri personelin bilgisi olması gerekmez mi?

            Silahlı Kuvvetlerin içerisinde seçkin bir yeri olan bu kuvvete ait personelin bu şekilde anılıyor olmasından gerçekten üzüntü duyuyorum.

            Üzüntümün sebebi belli! ! !

            Bir başka üzüntüm iste tarihi şan ve şerefle dolu ordumuzun maalesef bu gayri kanuni işlerle anılıyor olması. Evet asker Gayri nizami harp yapar( ve Özel Kuvvetlerinde görevlerinden biri budur.) ancak bu gayri nizami harp savaş koşullarında ve düşmana karşı yapılır. Barış zamanında ve legal olarak halkın oyu ile seçilmiş bir hükümete veya devletin diğer organlarına karşı bu nizami olmayan işlerin yürütülmesi güven duyulan kurumlar sıralamasında birinci sırada yer alan Silahlı Kuvvetleri yaralar.

            Silahlı Kuvvetler dosta güven düşmana korku veriyor olmalı. Ancak görülüyor ki zaten pusuda bekleyen bazı silahlı kuvvetler düşmanları yıpratmak için fırsat kolluyor. Hem iç hem de dış düşmanların bacaklarını titretecek bir ordunun gayri nizami olaylara bulaşmadan legal alanda görevini yürütmesi gerekiyor. Ülkenin bekası için örtülü bazı olayların olması kaçınılmazdır. Bu her ülkenin silahlı kuvvetlerinin yapılanmasında vardır. Ancak bu yapılanma kendi hükümeti veya fiili olmasa da yasal olarak başkumandanı olduğu kurum ve kişilere karşı yapılan takip veya güncel tabirle fişleme şeklinde değildir.

            Kısaca o iki subayın neden orada olduğunu Silahlı kuvvetlerin açıkça dile getirmesini beklemek lüks olur. Yani açıklamazlar net olarak. Bugünkü açıklama gibi sığ kalır. Ama silahlı kuvvetlerden beklenende kamuoyunda algılandığı şekli ile bu tür olaylara artık girmemeleri.

            Selam ve dua ile…             

 

Bu haber 2264 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
MAZERETLER13 Eylül 2018

HABER ARA


Gelişmiş Arama

REKLAMLAR



 


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi