Haberci71.com -  Kırıkkale Haberleri
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
DüğünlerimizFOTOĞRAFLAR HER ZAMAN İBRET VERİR VE BİRŞEYLER HATIRLATIR-2 (açın)FOTOĞRAFLARIN DİLİ OLSA-3Künye

MAZERETLER

Fazlı GÜVENTÜRK

13 Eylül 2018, 00:23

Fazlı GÜVENTÜRK

MAZERETLER Hayatımızın her anı dikkat ederseniz bir mazeret ile dolu. Her anımızda bir mazereti yaşıyoruz. Sabah kalkmada gecikiyoruz, gece iyi uyuyamadığımızdan yakınıyoruz, Oysa akşam yatmadan önce gereksiz içecek ve yiyeceklerle midemizi dolduruyoruz. Çaylar, kahveler, kekler, meyveler… Sonra da gece döndüm duydum, uyuyamadım, aman ne görmediğim kâbus, rüya görmedi diyoruz. Ya da çalar saatin nedense çalmadığını söylüyoruz. Oysa çalmayan saat değil, duymayan veya duyup farkında olmadan kapatan sensin. Ama mutlaka bir mazeretin arkasına sığınacağız. İşe geç kalırız, otobüsü suçlarız gecikti. Oysa iki dakika önce çıksan durağa da beklesen olmaz mı? Zayıf alırız öğretmeni, fırça yeriz müdürü, karnımız ağrır doktoru, parmağımıza diken batsa başkasını suçlarız. Ne suçlamakta ne de mazeret bulmakta insanoğlunun sınırı yoktur. Adam gidip seçimde sandıkta oy vermek yerine evinde döne döne uyur. Sanki her hafta erkenden pikniğe gider gibi o gün sabah kahvaltısını bile kırlarda yapar, oy vermekten kaçar, sonra da bu devlet, bu millet, bu başkan, bu vekil diye olmadık laflar ile hükümeti eleştirir. Şimdi ki kendi işimizden de örnek verelim. Elhamdülillah Rabbim nasip etti ve yıllar önce umreye gittik. Bu gidişten önce paramız yoktu, oğlan evlenecekti, kız okuyordu, çalışıyorduk, eşya değişecekti, arabanın modelini yükseltmek şarttı, daha gençtik şimdi gitsek bile tutamazdık mübarek yerlerde verdiğimiz sözüydü. Daha ne mazeretlerimiz vardı? Şükürler olsun Yaradan orayı nasip etti ve oranın aşkını içimize düşürdü. O andan itibaren ora ! ‘nın aşkı içimizde büyüdükçe biz âşık olduk oraya. Ve kendimize bir yol çizerek sürekli oraya gitmenin yollarını aradık. Uzun süredir kendimiz bu konuya vererek, umrede rehberlik yapmaya, bu yolla Kâbe’de, Ravza’da olmayı amaçladık ve şükürler olsun oluyoruz da. Bu konuda kendimizi geliştirdik. Umre konusunda geniş kapsamlı bir kitap yazdık. Ayrıca rehber ve bilgilendirme notları ile de kendimizce etrafımıza yardım etme derdindeyiz. Bu satırları yazarken kendimizi tanıtmak değil amacımız. Ben on bir senedir yazıyorum. Bilen bilir. Buradaki amacım mazeretlerin ardına nasıl saklandığımızı kendi üzerimizden anlatmaktır. “Dolar çıkmış bilmem kaça, şimdi umreye gitmenin zamanı mı” veya “umreye güç mü yerer bu fiyatlarla” diye düşünenler haklıdır. Ama aynı zamanda Nasrettin Hoca misali haksızlar. Haklılar çünkü dolar arttı, insanlar inançlarını yerine getirmek için dişinden tırnağından kesmek zorundalar. Ama aynı zamanda şu da bir gerçek. Dolar iki bin lirayken de bizim pek çok mazeretimiz vardı. Hem öyle mazeretler ürettik ki kendimiz bile inandık bu mazeretlere ve gitmedik bu kutlu yolculuğa. Efendim bir gittin, iki, üç niye diyenlere tek sözüm “gidinde görün” siz o aşktan vazgeçebilecek misiniz? Kısaca mazeretlerle yaşayan bir insanız. Yaşamımızın her alanında bu mazeretlerden vazgeçip de kendimizi sorguladığımız zaman göreceğiz ki daha mutlu olacağız. Çünkü mazeret ürettiğimiz konuyu yapacak, yapmayacak veya dikkat edeceğiz. Kınamak yerine empati, mazeret yerine öz eleştiri, eleştirmek yerine anlamaya çalışmak… Selam ve dua ile…

Bu haber 120 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
MAZERETLER13 Eylül 2018

HABER ARA


Gelişmiş Arama

REKLAMLAR



 


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi