Haberci71.com -  Kırıkkale Haberleri
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Arınmaya yolculuk 44 bölüm

Fazlı GÜVENTÜRK

31 Aralık 2012, 02:15

Fazlı GÜVENTÜRK

Arınmaya yolculuk 44 bölüm

            Kalbi Mekke için Medine için yanıp tutuşan ve oralara ulaştığında 9 şiddetinde sarsılanlar için yazılmış, hem bir rehber olsun, hem yaşadıklarımızı anlatısın amaçlı bu yazılara vesile olanlardan Yaradan razı olsun..

Sevdalarla çıktım yola

Hangi kula nasip ola

Gözlerime yaşlar dola

Korkma yanında ben varım

&&&&&&&&&&&&&&&&

Umre tavaf say yaparsın

Hacer anayı anarsın

Bir bebek ağlar duyarsın

Korkma yanında ben varım

&&&&&&&&&&&&&&&&  

HÜCRE-İ SAÂDET

            Hücre-i Saadet, Huzur odası demektir. Efendimizle Hz. Aişe annemize tahsis edilen oda, bu isimle anılır. Hücre-i Saadet’te üç Kabr-i Şerif vardır. Bunlar Hz. Peygamber, Hz. Ebubekirr ve Hz Ömer’in kabirleridir.

            Bu kabirlerin konumu hakkında görüş farklılıkları olsa da tercih edilen görüşe göre, Efendimizin Kabr-i Şerif-i önde, hücrenin kıble tarafındadır. Hz. Ebubekirr, Rasulullah’ın hemen arkasında, başı Rasûlullah’ın omuzları hizasındadır. Hz. Ömer, Hz. Ebubekirr’in arkasında, onun başı da Hz. Ebubekirr’in omuzları hizasındadır. Hz. Aişe validemiz, Peygamber Efendimiz odasına defnolunduktan sonra odadan ayrılmadı. Araya bir perde çekildi ve aynı odada hayatını devam ettirdi. Babası Hz. Ebubekirr iki yıl, üç ay sonra vefat edince O da Rasûlullah’ın yanına defnolundu. Perde ile ayırma yine devam etti. Hz. Aişe aynı odada hayatını sürdürmeye devam etti. 2. Halife Hz. Ömer kendisine yapılan suikast sonucu yaralanıp ölüm anı yaklaşınca, Efendimiz ve Hz. Ebubekirr’in yanına defnolunmak için Hz. Aişe’den izin istedi. Hz. Aişe annemiz ;“Ben orasını kendim için düşünmüştüm fakat bugün seni, nefsime tercih ediyorum.” diyerek defnine izin verdi.

            Hz. Ömer’in defnolunması ve odaya bir yabancının girmesi sebebiyle kabirlerle hücrenin geri kalan kısmı arasına duvar örülerek bir kapı yapıldı. Aişe validemiz bundan sonraki hayatının bir bölümünü bu kısımda geçirdi. Vefat ettiğinde bu odada bulunmuyordu. Odanın genişliği 3.5x5 =17m, yüksekliği 3.5 m. kadardı.

            Hücre-i Saâdet, tarih boyunca, ihtiyaç duyuldukça yenilenmiş, tamir edilmiştir. İlk yenileme Hz. Ömer devrinde, Mescid-i Nebevî genişletilirken, eski ölçülere sadık kalınarak yeniden inşa edilmiştir. İkinci yenileme Ömer bin Abdülaziz tarafından yapıldı. Hz. Ömer zamanında yapılan duvarlara dokunulmadan, onun etrafına beşgen şeklinde bir duvar örüldü, üst tarafı da kapatıldı. İç duvar Hz. Ömer döneminden kalmadır. Her iki yapıda kapısız ve penceresiz olarak yapılmıştır. Daha sonraları Abbasiler, Memlüklüler ve Osmanlılar döneminde tamir görmüştür.

            Batı yönündeki boşluklardan Şebekeye bakıldığında “Sitâre” adı verilen atlas yeşil örtüler görünmektedir. Bu örtüler, Efendimizin başı hizasına işaret olarak konulmuş sanduka üzerine örtülmüştür.

FEDAKARLIĞIN BÖYLESİ

            Hep yapıyoruz ya, hep söylüyoruz ya; gözlerimizi kapatalım ve yine öyle yapalım. Bir şeye sahipsiniz, ancak bu sahip olduğunuz şey öyle değerli ki, öyle ehemmiyetli ki sadece onu elinizde barındırmanız size ayrı özellik veriyor. Bu sahip olduğunuz şey belki binleri, yüz binleri, milyonları kıskandıracak insanlığın pek çoğunun erişmek isteyip erişemediği bir şey olacak ve siz bu sahip olduğunuz bu şeyi bir başkasına hediye edeceksiniz, devredeceksiniz.

            Yıllar önce arkadaşı bakan olduğundan ziyarete bir başka arkadaşı ile giden biraderimin, bakanın daire başkanlığı teklifine “yanımdaki arkadaş kurumda daha eski o başkan olsun” diye yanında götürdüğü arkadaşına hediye ettiğini o arkadaşı anlatmıştı. Ben dâhil, o arkadaşı dâhil kimse bu fedakârlığı normal görmemiş yanlış yaptığını söylemiştik. Nihayetinde maaşı, makamı ile bir görevi siz hediye ediyorsunuz. Dünyalık bu işte bile bizim bu fedakarlığı anlamamız mümkün olmamıştı.

            “peygamberler vefat ettikleri yere gömülürler” hadisi şerifince Hz. Ayşe validemizin odasında vefat eden âlemlerin rabbinin habipinin de öyle oldu.

            Resulullah efendimizin vefatından sonra Hz. Ayşe aynı odada kalmaya devam etmiş. Düşünün nasıl bir sevgi nasıl bir fedakârlık. Peygamberimizden sonra halife olan Hz. Ebubekir(ra) kızı olan Hz. Ayşe’ye kendisinin Hz. Muhammed(sav)’in hayatta iken en yakın, en sadık dostu olduğunu ve dünyadayken nasıl birliktelerse ebedi istirahatgahında da birlikte olmak istediğini söylemiş.

            Yani Hz. Ayşe kızından vefat ettiğinde kendisinin de peygamberin yanına gömülmesini istemiş.

            Hz Ayşe bir süre düşündükten sonra babasına olumlu cevap vermiş. Babası olan ve dünyada en yakın dostu olan Hz Ebubekir de Resulullah yanına Hz Ayşe’nin odasına defnedilmiştir.

            Hz Ebubekir’den sonra islamın halifesi olan Hz Ömer; Hz Ayşe’ye giderek “ben dünyada bu ikiliden hiç ayrılmadım, beni kabirde de ayırma bende onların yanına defnedileyim” demiş.

            Hz Ayşe için zor karar. ”Yok” demiş. kendisinin hakkı olduğundan buraya eşinin ve babasının yanına defnedilmek istediğini söyleyerek bu teklifi reddetmiş.

            Hz Ömer üzgün, Hz Ömer yaralı, Hz Ömer düşünceli. Bir daha söylemiş,bir daha söylemiş. Bunu çok istediğini dünya dostları ile ahirette de birlikte olmak, mezarda da birlikte olmak istediğini dile getirmiş.

            Hz Ayşe belki de hayatının en zor kararını vermiş, belki içi yanarak, belki en çok sahip olduğuna veda ederek, belki bırakarak tüm sahibeliğini Hz Ömer’e izin vermiş ”tamam” demiş. “Hz Muhammed (sav)’in yanında yatan yani eşimin yanında yatan babam Hz Ebubekir’in yanına hak vaki olunca sen yat “demiş “ben cennet-ül bakiye defnedileyim.”

            Cihanların peygamberinin hanımına bu fedakârlık yakışır. Düşünün bu dünyada sizden istenecek en önemli sahip olduğunuz şey neyse onun üstünde bir şey. Ebediyete kadar Resulullah’ın yanında olmak. Ama islamın halifesi lehinde bu fedakarlık yapılıyor.

            Aile mezarlığınızda bir kişilik yer kalsa kime verirsiniz bir düşünün. Kendinize mi ayırırsınız yoksa başkasına mı verirsiniz. Kaldı ki kıyaslanamayacak kadar önemlidir Resulullah’ın yanında olmak.

            İşte büyüklük, işte azamet, işte ulu düşünce ve davranış bu olsa gerek. Kendisi için istediğini İslam kardeşi için de istemek.

            Günümüzde Hz Ayşeler yok mu? Belki bu denli önemli değil ama pek çok şeyde fedakârlık edecek kendinden önce islam kardeşini düşünen ne Hz Ayşeler var.

            Belki de bu fedakârlık nasıl o gün insanlığa örnek olmuşsa bugün de Hz Ayşelerin fedakârlığı gelecek nesillere örnek olacak. Yetişen genç nesil günümüzün Hz Ömerlerini, Hz Ayşelerini örnek olacak. Allah razı olsun peygamberin sevgili eşi Hz Ayşe anamızdan.

Yazının devamı bir sonraki gün        

 

Bu haber 2685 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
ŞANSA ÇEVRİLMELİ24 Temmuz 2018

HABER ARA


Gelişmiş Arama

REKLAMLAR



 


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi