Haberci71.com -  Kırıkkale Haberleri
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HAKLININ HAKSIZI

Fazlı GÜVENTÜRK

28 Nisan 2011, 00:05

Fazlı GÜVENTÜRK

HAKLININ HAKSIZI

            Hapishane müdürü Temel teftiş için hapishaneyi dolaşır. Yeni atandığından tüm mahkûmlarla konuşup neden burada olduklarını sorar.

            Bir tanesi dışında hepsi şeytana uyduklarını ve haksızlığa uğradıklarını söylerler.

            Temel yardımcısına “ çıkarın bunu diğerlerinin da ahlakını bozar bu haklı yere içeri düşen adam” der.

            Evet haksızlığa uğramak veya uğradığını söylemek gelenekten öte bir yaşam biçimi olmuşsa aslında çokta söylenecek söz kalmamış demektir. Haklı bile olsan o toplum psikolojisini içimsemek gerekiyor.

            Ancak duramıyorsun işte.

            Bir yerde söylemek zorunda hissediyorsun ve haksızlığa uğradınsa eğer haykırmak istiyorsun.

             Canınız acır, üzülürsünüz. Haklı olduğunuzu belki sadece siz biliyorsunuzdur, belki etrafınızdakiler de biliyordur. Ancak elinizden bir şey gelmez. Yüksek rütbelerdeki bir takım kişiler sizin hakkınızda belki yargısız infaz vermiş belki de yanlış karar almıştır. Ancak olan size olur. Haksızlığa uğrayan sizsinizdir ve elinizden ne yazık ki bir şey gelmez. Sizin hakkınızda başkalarının aldığı kararlar vardır. Onlara uymamak için iki şansınız vardır. Haksızlığa katlanamayan biri iseniz ve haklı olduğunuzu bilmeniz size güç veriyorsa bir süreliğine kaçarsınız. içinizin acıması, emek vermenize rağmen karşılığını bu şekilde almanızın sizi üzmesi yüzünden kaçar, saklanır bir süre dinlenirsiniz. Bir başka seçenek ise ölümdür. Eğer gerçekten yorulmuşsanız, uğraşacak mecaliniz yoksa haksızlıklarla ölmeyi istersiniz ve belki de denersiniz. İşte haksızlığa uğramak ve işte tercihler.

            Elbette manevi gücünüzü korumanız ve ikinci seçeneği tercih etmeniz saçmalık olacaktır.

            Hem bu cihanı hem öteki cihanı yok etmek ve ömür billâh cehennemde yaşamayı seçmek hem kolay değil ve hem de ömrün nihayete erdiğinde eline bişey geçmeyeceğinden gereksizdir.

            O zaman birinci şıkkı tercih edersiniz. Bulunduğunuz ortamdan uzaklaşmayı tercih edersiniz. Belki gücünüz yeterse temelli uzaklaşırsınız ama gücünüz yetmiyorsa en azında haksızlık yapanlardan uzak durmaya çalışırsınız.

            Etrafınızda bulunanlar veya onların sebep haklı olduğunuz konuda amiriniz, üstünüz tarafından haksızlık yapılmıştır. Temelli uzaklaşma seçeneğiniz olabilir. Yani bir görevdesinizdir ve haksızlık yapılmıştır. İstifa veya bırakıp gitme seçeneğiniz vardır. Ama buda çözüm olmaz. Gittiğinizde yol arkadaşlarınız vardır, dava arkadaşlarınız vardır, sizi oraya getirenler vardır. Onları düşünürsünüz. Ayrılamazsınız, ben oynamıyorum diyemezsiniz.

            Çekersiniz kısaca.

            Uzaklaşırsınız. Kendinizi göstermek istemezsiniz. Dilersiniz ki size haksızlık edenler anlasın. Size hakkınızı teslim etsin. Ama genel olarak anlaşılmaz. İçinize attığınızla kalırsınız. Ama bilmeseler da onlar siz bilirsiniz. Haklısınız.

            Siz istediğiniz kadar çıkın Cumhuriyet meydanına ve ağzınızla kuş tutun. Sizi karalamak isteyenler bir türlü bahane bulacak ve astınız, üstünüz, eşitiniz veya halkın karşısında haksızlığa uğratacaktır.

            Biraz felsefi bir yazı oldu ama hayatın da gerçeği bu.

            Başta tüm partilerden vekil adayları olmak üzere göz önündeki insanlar bunu yaşıyor. İnşallah hakkın karşınsında haklı olanlar halkın karşısında da haklı olur ve haklı olduğunu herkes anlar.

            Selam ve dua ile…

Bu haber 2182 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
İBRET DOLU HAYAT02 Haziran 2018

HABER ARA


Gelişmiş Arama

REKLAMLAR



 


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi