Haberci71.com -  Kırıkkale Haberleri
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Arınmaya yolculuk 33 bölüm-Medine ye ilk adım

Fazlı GÜVENTÜRK

11 Aralık 2012, 19:26

Fazlı GÜVENTÜRK

Arınmaya yolculuk 33 bölüm

            Kalbi Mekke için Medine için yanıp tutuşan ve oralara ulaştığında 9 şiddetinde sarsılanlar için yazılmış, hem bir rehber olsun, hem yaşadıklarımızı anlatısın amaçlı bu yazılara vesile olanlardan Yaradan razı olsun..

            Medine’ye ilk adım

            Hz Muhammed(SAV)’ın gelmesinden önce birbirleri ile kavgalı Evs ve Hazrec kabileleri ve daha birçok Yahudi kabilenin yaşadığı ve Yesrib olarak anılan Medine’deyiz. Resulullah’a kucak açmış, onu gelmeden beklemeye başlamış, pek çok Müslüman’a yurt olmuş Medine.

            Bugün binler akıyor Medine’ye. Umre için ilk Mekke’ye gidenlerin kalış süresi yirmi günü bulduğundan bizim gibi pek çok hacı Medine’ye akıyor. Bu nedenle şehir içinde trafik oldukça yoğun durumda. Beş dakikalık yolu bir saatte alıyoruz. Olsun geldik ya Medine’ye şükürler olsun.

            Bir bir geçerken Medine’nin evlerini, yüreklerimiz onun gül kokusunu arıyor, Salât-ı Ümmiyeler daha coşkulu ve yüksek sesle söyleniyordu. Hepimiz meraklı bakışlarla Mescid-i Nebevȋ’yi arıyorduk. Salât-ı ümmiyeler titrek seslerle yükselirken, kalplerin de ritmi artıyordu.

            İşte! dedi Bayram Hocam;

            İşte mescidin minareleri göründü! Allah’ım!… Allah’ım!.... geldik mi? Nihayet..!

Gözyaşlarına hıçkırıklar karıştı. Geldim Ya Rasûlallah!.... Geldim Ya Rasûlallah!....Yıllardır çektiğim hasret bitiyor Ya Rasûlallah!... Rüyalarımda aradığım…Sakalının bir telini görerek avunduğum…Gündüzleri hayallerimde yandığım…Nihayet ayaklarını bastığın, mübarek vücudunun bulunduğu bu topraklara, köyüne…Sana geldim Ya Rasûlallah!..

            Aklımızda Mekke var, Kabe var. Onun hasreti içimizi yakarken geldik Medine’ye Ravza’ya. Şükür bir güzelliğe hasret kalıyoruz derken bir güzelliğe adımımızı atıyoruz.

            Otele geliyoruz. Bizden önceki grup erken çıkmadığından otel henüz hazır değil. temizlik yapılmamış. İftara var daha. Eşyalarımızı bırakıyoruz lobiye. Uzansak değeceğiz Ravza’ya. O kadar yakınız. Mekke’de servis olayından sıkıntı duyduğumuzu söylemiştim. Şimdi tam tersi, Ravza o kadar yakın ki otelden çıksak üç ihlas bir Fatiha okumadan Ravza’ya erişiliyor.

            Eşyaları bıraktık. “hadi” diyoruz. Varalım Resulullah’ın yanına, selamlayalım, ya Resulullah biz geldik, yanına geldik, makamına geldik, Ravza’na geldik diyelim diyoruz. Bayram hoca otel işleri için uğraşıyor. Onlarda kızıyorlar otelin hazır olmamasına ama ne yapsınlar. Ama Mekke’den bir farkımız var, biz kızmıyoruz hazır olamadığına. Olur, nasıl olsa olur. Acelemiz ne? Nasıl olsa yatacak bir yer ayarlanacak, yiyecek yerde olacak.

            Bayram hoca kendini paralarken Abdurrahim hoca ile selam ve salavatlar eşliğinde giriyoruz Ravza’nın bahçesine. Hocamız bize selamlanın nasıl yağılacağını anlatıyor. Adabı anlatıyor. Resulullah’ın karşısında nasıl davranmamız gerektiğini anlatıyor. Onun önderliğinde ilk selamlamamızı yapıyoruz.

            Selamlama kapısından giriyoruz. Yaklaşık elli atmış metrelik bir koridor. Solumuzda namaz kılınacak yerler var, Resulullah’ın namaz kıldığı yerler var, cennet bahçesi dediğimiz mescit ile Resulullah’ın evinin arası var. Sonra Allah’ın Resulünün istirahat ettiği yer var.

            Resulullah(SAV)’ın yanında Hz Ebubekir ve Hz Ömer’de var. İleride bu alandan söz edeceğim. Selamlıyoruz Resulullah’ı.

            Peygamberimiz: “Kim beni vefatımdan sonra ziyaret ederse, beni hayatımda ziyâret etmiş gibidir.”

            “Kim hac yapar da, beni ziyaret etmezse bana cefa etmiş olur.”

            “Kim sevabına inanarak beni Medine’de ziyaret ederse, O benim komşum olur, kıyamet günü ona şefaat ederim.”        

            “Kabrimi ziyaret edene kıyamet günü şefaatçi olurum.”  buyurmuşlardır.

            Mali durumları müsait olanların Efendimizi ziyareti önemli görülmüş, çok büyük mazereti olmadıkça terk edilmesi gaflet sayılmıştır. Efendimizi ziyaret, büyük bir yakınlık, faziletli bir ibadettir.

 

            Ashab-ı Kiram, Efendimizin huzurunda bulunabilmek için her türlü zorluk, sıkıntı ve meşakkate göğüs gerer ve bu huzuru maddi-manevi her şeye tercih ederdi. öyle ki, O’nun huzurunda iken, evladı ü iyal, çoluk-çocuk, mal-mülk hiçbir şey düşünmezdi. Hatta zaman zaman bu düşünceyi bozan duygular içlerini buğulandırınca onlar buna münafıklık derlerdi. Hanzala bin. Âmir, Müslümanlığı derince duyan sahabelerden biriydi. Huzûr-u Rasûlullah’tan ayrıldıktan sonra, oradaki duygu ve düşüncelerini muhafaza edememesi onu tedirgin ediyordu. İşte büyük sahibi duygularındaki bu farklılaşmalardan ötürü “acaba ben bir münafık mıyım?” endişesiyle soluğu Hz. Ebû Bekir’in yanında aldı. Dostunun derdini dinleyen Hz. Sıddık, kendi durumunun da buna benzediğini ifade etti ve hallerini beyan etmek üzere Allah Rasûlüne gittiler.

            Nebiler Serveri, Hanzala’nın: “Hanzala münafık oldu” sözleriyle başlayan halini dinledikten sonra: “Eğer benim huzurumda bulunduğunuz zaman ki ruh hâletini dışarıda da muhafaza edebilseydiniz, melekler sokaklarda sizinle musâfaha ederdi.” diyerek duruma açıklık getirdi.

 

Yazının devamı bir sonraki gün        

Bu haber 1681 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
ŞANSA ÇEVRİLMELİ24 Temmuz 2018

HABER ARA


Gelişmiş Arama

REKLAMLAR



 


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi