Haberci71.com -  Kırıkkale Haberleri
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

ÖNEMSEME(ME)K

Fazlı GÜVENTÜRK

19 Mart 2020, 08:40

Fazlı GÜVENTÜRK

ÖNEMSEME(ME)K Vurdumduymazlık çok farklı ve akademik anlamda psikologların tez konusuna mahzar olmuş çarpık bir duygudur. Dünyayı kasıp kavuran virüs ile bizimde bu günlerde başımız dertte. Maalesef tüm dünyada olduğu gibi ülkemize de tüm korumalara rağmen geldi ve ilk ölümlü vakayı yaşadık. Allah(cc) korusun hızla yayıldığı ve henüz çaresi bulunmadığı için bizde de çok ciddi bir tahrifata yol açacağı kaçınılmazdır. Bu virüsün yayılmamsı için devletimizin almış olduğu kararlara uymak her şeyden önce yasal bir zorunluluktur. Özellikle karantina konusundaki bir ihlal halkın sağlığını tehlikeye düşürmek suçundan 2 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile sonuçlanacağını bilmek gerekiyor. Hele ki eğer bu karantinaya uymayan kişi hastaysa o zaman “bilerek adam öldürmeye teşebbüs ile yargılanır” der yargımız. O halde karantinaya alınan kişilerin ister umreden gelsin ister Avrupa’dan gelsin bilinçli olması gerekmez mi? Bu bilinçli olmak elbette yasal zorunluluk ama sadece o değil ki. Bir o kadar da dini olarak bizim diğer insanlara karşı sorumluluğumuz değil mi? Hasta olmayan insanlara hastalığı bulaştırma riski nedeniyle onların hakkını yemek olmuyor mu? Abdurrahman bin Avf’tan gelen bir rivayete göre Efendimiz bir salgın hastalık olan veba hakkında “Şayet bir yerde veba (bulaşıcı hastalık) olduğunu işitirseniz oraya gitmeyin. Sizin bulunduğunuz bir yerde meydana gelmiş ise oradan da ayrılıp çıkmayın.” Buyurmuşlardır. Bu hadis bilindiği halde nasıl olurda bu duyarsızlık sergilenir. Gerek karantina altına alınalar ve gerekse alınmadan evinde gözlem altında olanların daha dikkatli olması gerekiyor. Umreden gelen ve ivedilikle yurtlarda karantina altına alınan umreci kardeşlerimizden bazılarının yaptıkları hiç ele avuca sığmıyor. Sen nereden geldin, kimin huzurundan geldin, kimin beytinin etrafında tavaf yaptın, kimin ravzasında namaz kıldın, nasıl nefsini terbiye ettin ki gelir gelmez tüm kazancını yurdun nizamiyesine gömdün. Sen nasıl evlatlarımızın kaldığı yere ahır diyerek onları küçümsedin. Sen nasıl bir ruh halindesin ki çarşaflar geç değişti diye ilk kriz anında biraz geç kalındı diye video çekip dünyaya yaydın. Peki, sonradan duyarlı bir umrecimizin çekip yayınladığı ve “çok şükür rahatız odlarımız böyle” diye yayınladığı karşısında ne diyeceksin. Sen nasıl bir manevi huşu duydun ki görevli polislerin üzerine yürüdün. Doğru olduğunu asla ve asla düşünmüyorum ama sen nasıl bir manevi yükleme yaptın ki görevli polislerin yüzüne tükürüp “ biz hastaysak sizde hasta olun” diye bağırıyorsun. Sen nasıl bir ruh hali ile umre yaptın ki gelince devletin kolluk güçlerinden kaçmak için uçaktan iner inmez entrikalara kalkıştın. Hele bir vaka var ki ne yapılmaya çalışıldığını anlamak mümkün değil. Avrupa’dan gelen yolcular karantinaya alınırken otobüsün durdurulup iki yolcunun ayrılıp götürülmesi nereye sığar. İlla ki karantina alınmanızda şart değil. Size 14 gün kuralı söylenmiş. O halde 14 gün boyunca kendinizi tecrit edin. Edin be kardeşim önce senin sağlığın ama bir o kadar da toplumun sağlığı önemli neden herkesi zora sokarsın ki. Toplumda duyarlı insanların olduğu kadar bir o kadarda duyarsızlar dolaşıyor. Bu işin şakası yok. Elbette tedbirimizi alacağız ve onun ardından Rabbimize bırakacağız. Ama tedbir almadan olmaz olamaz. Biraz sabır ve tevekkül gerekiyor. Bu evde kalınan süre inşallah kendimizi test zamanımız olur. İnşallah kendimizi dinleme, hatalarımızı anlama, yanlışlarımıza dur deme zamanımız olur. Ve elbette dua için bol zamanımız olur bu süre içerisinde. Selam ve dua ile…

Bu haber 91 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Ne hallere geldik05 Haziran 2020

HABER ARA


Gelişmiş Arama

REKLAMLAR



 


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi