Haberci71.com -  Kırıkkale Haberleri
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Arınmaya yolculuk 24 bölüm

Fazlı GÜVENTÜRK

30 Kasım 2012, 23:34

Fazlı GÜVENTÜRK

Arınmaya yolculuk 24 bölüm

            Kalbi Mekke için Medine için yanıp tutuşan ve oralara ulaştığında 9 şiddetinde sarsılanlar için yazılmış, hem bir rehber olsun, hem yaşadıklarımızı anlatısın amaçlı bu yazılara vesile olanlardan Yaradan razı olsun..

            Mahşer!...

            İnsanlar kıyamet koptuktan sonra kabirlerinden kalkacak Hz. Âdem (a.s.)’den en son ruhunu teslim eden insana kadar hepsi mahşer yerinde toplanacak...!

            Güneş iki yay boyu kadar yaklaştırılacak....! İnsanlar ameli nispetinde, kimi topuklarına, kimi dizine, kimi beline, kimileri de boğazına kadar tere boğulacak...!

            Bu halde kırk -bazı rivayetlerde elli bin- yıl beklenecek....! Üstelik bu bekleme süresi; oranın bir günü, dünya zamanına göre bin yıla bedel olacak...!

            Mahşer gününün sıkıntısı o kadar dehşetli olacak ki, bu bekleyişe tahammül edemeyenler:“Ey Rabbımız, Cehenneme gidecek de olsak bizi bundan kurtar!” diye

talepte bulunacak!

            Yine O gün öyle dehşetli bir gün ki, herkes kendi derdine düşecek, kimseyi gözü görmeyecek! “O gün kişi kardeşinden, anasından ve babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacak. O gün herkesin kendine yetecek bir işi vardır.(kendi derdi ile kalır)”  Mahşer, herkesin kendi telaşında olduğu, günahının mı sevabının mı daha çok olduğu konusunda akıbetinden emin olmadığı için her şeyden medet beklediği bir gündür.

            İşte vakfe bize bu günü hatırlatmalıydı.

            Arafat, Efendimizin meşhur Veda Hutbesini irad ettiği yerdi. Ben de gözlerimi yumdum ve hayalen on dört asır öncesine gittim. Efendimiz bu meydanda kızıl bir devenin üzerinde kendisini dinlemeğe hazır, yüz yirmi bin sahabeye şöyle sesleniyordu;

            Ey İnsanlar ! Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım! İnsanlar ! Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecavüzden korunmuştur.

            Ashabım ! Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hâl ve hareketinizden muhakkak mes’ul olacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin. Olabilir ki bildirilen kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlayarak muhafaza etmiş olur.

            Ashabım! Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır! Lâkin, borcunuzun aslını vermek gerekir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah’ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahiliyle den kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır! İlk kaldırdığım faiz de, Abdulmuttâlib’in oğlu Abbas’ın faizidir.

            Ashabım ! Câhiliyyet devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası, Abdulmuttalib’in torunu Rebia’nın kan davasıdır.

            Ey İnsanlar ! Bugün Şeytan, sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hâkimiyetini kurmak gücünü ebedî surette kaybetmiştir. Fakat siz, bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan sakınınız!

            Ey İnsanlar ! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah’ın emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helâl edindiniz. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız onların, aile yuvasını, yatağınızı hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir.

            Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre her türlü yiyecek ve giyimlerini temin etmenizdir. Bir kadının kocasının izni olmadan onun malından bir şeyi başkasına vermesi caiz değildir.

            Ey Mü’minler ! Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız; o emanet, Allah’ın kitabı Kur’ân ve Rasûlü’nün sünnetidir.

            Mü’minler ! Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz!

            Müslüman, Müslümanın kardeşidir, böylece bütün Müslümanlar kardeştir. Bir kimseye kardeşinin malı helâl değildir. Meğer ki gönül hoşluğuyla kendisi vermiş olsun. Kölelerinize kendi yediklerinizden yedirin, giydiklerinizden giydirin. Affedemeyeceğiniz bir hata işlerlerse onlardan ayrılın. Onlarda Allah’ın kullarıdır ve kötü muameleye layık değillerdir.

            Ashabım ! Kendinize de zulmetmeyiniz; kendinizin de üzerinizde hakkı vardır. Cenâb-ı Hakk, her hak sahibine hakkını (Kur’ân’da) vermiştir. Vârise vasiyet etmeye lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başkasına ait soy iddia eden, efendisinden başkasına intisaba kalkan, Allah’ın gazabına, meleklerin lânetine, bütün Müslümanların bedduasına uğrarlar! 

 

            Cenâb-ı Hakk, bu gibi insanların ne tövbelerini, ne de adalet ve şehâdetlerini kabul eder. Ey İnsanlar ! Rabbiniz birdir; babanız da birdir. Hepiniz, Âdem’in çocuklarısınız; Âdem ise topraktandır.             

            Allah yanında en kıymetli olanınız, O’ndan en çok korkanınızdır. Arab’ın Arap olmayana -takvadan başka- bir üstünlüğü yoktur.

            Başınızda bulunan idareciniz, kesik burunlu bir zencî de olsa, ona itaat edin ki, Cennete giresiniz.

            İnsanlar ! Yarın beni sizden soracaklar! Ne diyeceksiniz?

            Ashabı: “Allah’ın elçiliğini îfa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve nasihatte bulundun” diye şehâdet ederiz.” dediler.

            Efendimiz mübarek şehâdet parmağını kaldırdı ve şöyle buyurdu;

Şahit ol yâ Rab! Şahit ol yâ Rab! Şahit ol yâ Rab!”

            Arafat’tan ayrılıp yola devam ederken yolun sağ tarafında tepelerden devam eden taş yapılar görüyorduk.

Bayram Hocam: “Bu Zübeyde su yoludur” dedi.

Yazının devamı bir sonraki gün        

Bu haber 1715 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
MAZERETLER13 Eylül 2018

HABER ARA


Gelişmiş Arama

REKLAMLAR



 


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi