Haberci71.com -  Kırıkkale Haberleri
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
DüğünlerimizFOTOĞRAFLAR HER ZAMAN İBRET VERİR VE BİRŞEYLER HATIRLATIR-2 (açın)FOTOĞRAFLARIN DİLİ OLSA-3Künye

EN ÇOK OKUNANLAR

ÖYLE DEĞİL BU İŞİN DOĞRUSU

Fazlı GÜVENTÜRK

09 Kasım 2010, 16:58

Fazlı GÜVENTÜRK

ÖYLE DEĞİL BU İŞİN DOĞRUSU

            Çocukluğumuzda analarımız kavga edip eve döndüğümüzde intikam peşinde koştuğumuzu anlayınca “ oğlum kanı kanla yıkamazlar. Kanı suyla yıkarlar” der bizi intikam duygusu yerine iyiliğe dostluğa yönlendirirdi.

            Televizyon reklamlarından ve gazete ilanlarından etkilenerek hafta sonu sinema keyfimizi ailece Mahsun Kırmızı gül’ün meşhur filmi ile değerlendirmek istedik ve sinemaya gittik.

            Sinemada sinema keyfi yapmanın tadı televizyonda izlemek gibi olmuyor elbet. Ama sesini öyle bir açmışlar ki büyük salonda olan sınırlı sayıda ki izleyiciler kulaklarını tıkamak zorunda kaldılar.

            Filmi izlemişsinizdir veya izleyeceksiniz. Film yana bir intikam ateşinin yıllar sonra bile sönmeden sürdüğünü ve bir intikam uğruna polis teşkilatında önemli mevkilere gelen birini anlatıyor. Elbette güncel olaylarla desteselmişler bu ilginç senaryoyu.

             Suçsuz bir insanın nasıl suçlu ilan edilip sorgulandığının ötesinde suç tevdi edilerek nasıl azılı bir suçlu gibi gösterileceğini anlatması bakımından ve sorgulama sahnelerinin gerçekçiliği anlamında biraz daha ilginçleşiyor.

            Özellikle bir dönemde çokça yaşanılan bir olaydır. Suçsuza suç yapıştırmak. Hani 12 Eylül darbesinin olduğu sıralarda halk ağzında dolaşan bu sorgulamalar neticesinde suçu olmayanların “tamam yaptım, Amerika başkanını bile ben vurdum” dediğini.

            Allah korusun. Bir zamanlar öyleydi. Cehalet dolu eli sopalı polislerin eskiden karakol şimdilerde polis merkezi dedikleri yere düştüğünde halka yaptığını bir kısmımız yaşadı bir kısmımız duydu.

            Şükür şimdi polislerimiz öyle değil. çoğunluğu kibar, efendi, yardımsever, terbiyeli ve gerçekten iyi diye tabir ettiğimiz insanlar. Bırakın Türkiye genelini Kırıkkale polisine bakın. Trafikçisi bir başka kibar, toplum polisi bir başka kibar, eğitim sorumlusu veya istihbaratçısı bir başka kibar.

            Bu tezimi başta Emniyet müdürü olmak üzere ismini verdiğim zaman terbiyesinden burunlarının ucu kızaran, sıkılan müdürlerimiz ve memurlarımızda görebilirisiniz.

            Ha efendim hepsimi böyle. Elbette hayır. Bir kısım eskiden kalmalar olacak. Her toplum içinde var böyle ileri akıllılar. Ama çoğunluk içinde eriyip gider onlarda. Bugün olmazsa yarın gelir onlarında sonu.

            Gerek suç işleyip yanlışa sapanlar ve gerekse suçluyu bulacağım diye vatandaşa zulmetme hevesinde olanların yanlışlarını kanla yıkayarak değil, suyla temizlemek gerekiyor. Polise taş atmak veya beline bağlayıp C-4’leri üstlerine yürüyerek değil.

            Kimseye bir şeyleri anlatma veya yaranma gailesinde değilim. Yanlışlarını görsem ilk ben söylerim. Hani yine halk arasında bir inanış var. Asker polis birbirini sevmez diye. Yok. Öyle değil bu işin doğrusu. Ben defaten polislerle birlikte görev yaptım ve hepsi ile dostluğumuz halen devam etmekte. Hele Kırıkkale emniyeti içinde gençleri kazanmak için kendini paralayan  müdürleri görünce sevgim bir kat daha artıyor buna ne kibar şekilde hız sınırını aştığım için ceza kesen memur kardeşlerim olur ne polis ile halkı birbirine kırdırma düşüncesinde olan bölücü zihniyetliler engel olur.

            Polise destek olmak vatandaşlık görevinin ötesinde insani bir duygu olmalıdır. Polise taş atan veya aşağılayan zihniyeti bir kez daha kınıyorum.

            Selam ve dua ile…

 

Bu haber 2549 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
SAYGILI SİYASET07 Aralık 2018

HABER ARA


Gelişmiş Arama

REKLAMLAR



 


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi